Seyre Daldım Mezopotamya'yı

Dilşen Kilim
Dilşen Kilim

Bahar gelince seyre dalıyorum Mardin'i. Zinciriye Medresesi'nin hemen üst tarafına çıkınca muhteşem, muazzam bir manzara var. Alabildiğine uzanan Mezopotamya Ovası ayaklarının altında. Başka bir yerde olduğuna inanmıyorum. Bazen karla kaplı zamanlarda da izledim, yağmurlu, güneşli, bulutlu havalarda da ama baharın ilk günleri gibisi yok. Yemyeşil bir ova, yemyeşil bir manzara. Sonbaharda ya da ekinler kuruduğunda ise sarıya çalan Mezopotamya. 

Televizyonda izlerken bile burasının Mardin olduğuna inanmayanlar oluyor. Mezopotamya insanı her yönüyle büyülerken, her mevsim başka bir güzellik sunuyor. İhtişamı Mardin'den alıyor, Suriye sınırlarını aşıyor. Bir bakışta Suriye'nin Amude kenti görülebiliyor. Bir tarafta Kızıltepe'nin güzel göründüğü yekpare yer oluveriyor. 

Minareler, kilise çanları, haçlar, sarı taşlarla üst üste dizilmiş binalar. Her rengini mevsiminde ortaya koyan Mezopotamya her halkına ayrı bir güzellik  her bakana ayrı bir fikir, her sevene ayrı bir aşk yüklüyor.

Eksikleri de var şüphesiz. Ağacı yok denecek kadar az mesela. Dicle'ye yaslanan omuzları, Fırat'a bakan gözleri var mesele. Mardin'den bakarken yer altında kalsa da suyu gördüğün ilk köyden son köye kadar her noktası başka bir ziyafet sunuyor. 

Bazen insanın şiir yazası, bazen şiir olası geliyor. Bazen Mezopotamya'da bir insan bazen bir buğday tanesi. Bazen Mezopotamya'yı yukarıdan seyreden bir bulut bazen bir ot tanesi. Bazen bir çiftçi bazen hiç hasat edilmeyecek mısır sapı olmak. Bazen Zinciriye Medresesi'nin kubbesinde bir taş parçası bazen Mardin olasın geliyor. 

Böyle birşey işte Mezopotamya'yı seyre dalmak. 

- Mardin Haber Ajansı, Dilşen Kilim tarafından kaleme alındı
https://mardinhaber.com.tr/makale/9799787/dilsen-kilim/seyre-daldim-mezopotamyayi