''Hessıd Merené''

     Mezopotamya halklarının mitolojisi ve efsanelerinin her geçen yüzyılda halklar arası barışın, baskı ve zulüm gördüğü coğrafyalardan ders alınmadan birlikte yaşamın paylaşıldığı yerlerde çıkar çatışmalarının ve adaletsizliklerin 'kan gövdeyi götürürken' doğada toprağın uyanışına tanık olduğumuz ortak, tek yürekte çarpan duygudur Hessıd Merené.

   İnsan ve doğa sevgisiyle bütünleşmenin Mardin halkları olarak farklı kültür ve inançlarımızla  birlikte barış içinde kültür mirasımızın harmanlanarak 'halkların kardeşliğini' kültürel zenginliklere, farklı renklere dönüştürmenin bir anlamı ve ifadesi olmuş, şenlik ve festivallere dönüşmüşse bunun Hessıd Merenê birlikteliği ve geleneğinden başkası değildir.

   Kadim kentin kalesinden doğanın uyanışını elimiz titremeden kamerayı soldan-sağa açıyı daraltarak, aşağıya doğru kayıt altına almak gelir içimizden ya; işte böylesi bir duyguyla göz kapaklarımızı kırpmadan kesintisiz bir solukta doğanın uyanışını yarım asır gecikmeyle de olsa ''Hessıd Merené'nin'' sancılarıyla doğuma uyanmış Mezopotamya'nın festivallerinde tekrar tekrar canlı renklerle görmemizi, el ele tutmamızı engelleyen zihniyetlerden uzak kadim Mardin Kalesi'nin, eteğinde de olsa bir değeri bir anlamı vardır ki:

*Ene le tırani ıkleyl u kelil,ene Kal’ıt Mêrdin.’’

(Beni ufak-tefek görme,ben Mardin Kalesi’yim.) 

Derken,bir zamanlar halkların birlikte savunduğu yer olması nedeniyle kibirlenmeden Kadim Mardin işlemesi ve oya ilmeği inceliğiyle halklarını küçümseyenlere :

’’Ene cavhara û verdê,semeni iksir û vezni sekil.’’

(Ağır ve çok pahalıyım,hem cevher hem de gülüm.’’

Diye seslenen ve Mardin Kalesi'nde yankılanan Hessıd Merenê'nin gerçekten kıymetli mücevherlerden daha da değerli ve anlamlı, gül bahçeleri gibi barış kokan kültür mirasımızın gönüllerde harmanlandığı ve adına ''barış'' dediğimiz değer olsa gerek Hessıd Merené.

   Kırlangıç serçeye aşık olur da baharlara uçmak için takatinden kaybeden serçenin maviliklere gömülüşüne nasıl inanmayıp aramaya koyulmuşsa,kadim kentin kale kapıları da kadim halklarca yaşanacak yeni baharların şenlik ve festivallerinde renk kuşağını tamamlamak için serçe misali,maviliklere bürünmüş pusudaki şahinlere rağmen kalesine yılların özlemiyle kavuşmak ister bu kapılardan.

   Bu festivallerde Mardin'in folklörü haline gelmiş Reyhani'yi (Rihenê'yi) İki Kırmalıyı (Kesirteyn'i) oynarken halay başının renkli mendilini, yeleğin cebinden sarkan köstekli saatin zincirini ve bel kuşağından (buşiyyéden) sarkan püsküllerin birbiriyle aheng içinde çırpınışlarının hep yeniden doğuşun,Süryanice'si,Ermenice'si ve Kürtçe'sini bilememenin tedirginliğinde Arapça'sını telaffuz ederek,ortaklaştığımız bir festivalin asırlardan miras kalan adıdır Hessıd Merené.

   Kırlangıcın, serçesine doğanın uyanışlarında kavuşup güvercinlerle hep birlikte ''Hessid Merenê!..'' diye Mardin Kalesi'nden başka yerde olamayacak kadar herkesin ruhunun ritimlerinde dans edip şarkılar söylediği, doğanın uyanıp/uyandırdığı yerdir Mardin Kalesi. Bilmemezlikten gelenlere,kulaklarını tıkayanlara duyurulur Hessid Merené!..diye.

   Uyanırız da yarım asırlık süreçte neler kaybettiğimizin farkında olacak mıyız?

Birkaç parçasını yitirdiğimiz hafızamızı anadilimizle toplayabilecek miyiz?

   Kamufle edilip önce avcı şahinlerini ''kartal yuvasına'' dönüştürüldüğü için beddua eden posta güvercinleriyle birlikte kanat çırpmak,yuva işgalleri kalktıktan sonra da koloniler halinde kaledeki doğal yuvalarına dönüşlerini zevkle görebilecek miyiz?

                                                       Geçmişte esnaf, bakırcı, kalaycı ve terziler gibi göç yollarında.

                                                      ''Leyş ebu ıl-iksir-é melek,/U ebu ıl-ıkleyl-é helek fi hel beled?''

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A.Vahap OMUZLAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.

02

A.vahap Omuzlar - Kadim Mardin kültürümüzün sözlü halk edebiyatımızda 'dama atılamayacak' kadar değerli mirasımızdan "Kıssadan Hisse, Darb-ı Mesel" (Kulağa Ķüpe) misali deyim ya da özlü sözler vardır.

"LEYŞ EBU IL IKSİRĒ MELEK/Ü EBU IL-IKLEYLĒ HELEK Fİ JEL BELED?"

(NEDEN VARLIKLISINI MELEK/YOSULUNU BİTKİN KILARSIN BU KENTTE?")

Tıpkı 1940-1950'li yıllarda İkinci paylaşım Savaşları ve sonrasında Kadim Mardin'imizde bakırcı ve kalaycılarımızın hammaddesinin fiat artışı halkımızın alım gücünün yorgun-güçsüz düştüğü bu kentte bakırcı esnafının fabrikasyon

ALİMÜNYUM KAP-KACAK karşısında rekabet gücünü yitirince ekonomik kriz, binlerce esnafımızın iflasına neden olmuştur.

Ve devlet, ilgili mağdur esnafına yardım-destek veremediği için halkımızın bilge (akil) insanımızın tepkisini almıştır.

HESSID MERENĒ

Yazıları devam edecek

Geleceğiniz aydınlık olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 00:43
01

Dr Kamiran Yıldırım - Eline Sağlık Mamoste… Yazılarınızı zevkle okuyordum, tekrar yazmanıza sevindim… Başarılar…???

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Nisan 12:20
03

A.vahap Omuzlar - @Dr Kamiran Yıldırım 01 nolu yoruma cevabı: Halkımızın sivil tarihine sabırla dokunulduğunda heybelerimiz dolup mutlu ediyor.

Güzel yorumlarınız için teşekkürler saygıdeğer arkadaşım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 19:37


Anket Hangi belediye başkanı daha başarısız?