Gençlere bir özür bir de gelecek borçlusunuz

Ülkenin tüm kadrolarını yıllar sonra değiştirecek olan bu kesim stres altında. Her gün birçok genç, çeşitli kaygılarla boğuşmakta, ömürlerinin en güzel yıllarını mutsuzluk içinde yaşamaktalar. Çok tuhaftır ki bunu ne aileler ne çevre ne de hükümet görmemekte, görmezden gelmektedir. Gençlerin en verimli dönemlerinde bunu yaşamalarının nedenleri elbette ki azımsanmayacak denli fazladır. Bir kere kimse gençlerin elinden tutmuyor.

Hayalleri alaya alınıyor, yapamazsınlar edemezsinler ile hevesleri kırılıyor. Omuzlarına her zamankinden daha fazla yük bindiriliyor. Gençler, yaşamlarının hemen her alanında çeşitli müdahalelerle karşılaşıyor. Parasal değeri yüksek, önü açık ve en popüler meslekler öneriliyor onlara. Daha doğrusu bunları yapmaları için baskılanıyorlar. Bu baskı aileden, arkadaşlardan, akrabalardan, komşulardan, bazen öğretmenlerden geliyor. Ama en nihayetinde kimse isteklerini önemsemiyor.

Herkes yaşayamadığı, hayalini kurup gerçekleştiremediğini, gençler üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor. Kan görmeye dayanamayana doktor, yükseklik korkusu olana pilot, silahı eline almaktan korkana polis, çizim yapmayı bilmeyene mimar ol, deniliyor. “Yavrum, senin resme, müziğe, yemek yapmaya, yazı yazmaya kabiliyetin var. Gel de kabiliyetinin olduğu işe yönel, bu yeteneğinin üstüne git.” diyen aile sayısı çok az. Bunun dışında giyecekleri kıyafetler, arkadaşlık kuracak insanlar, okumak istedikleri yayınlar, takmak istedikleri aksesuarlar, boyatmak istedikleri saç rengine kadar devamlı onları engeller karşılamaktadır.

Üzerine maddi yetersizlikler de girince gençler derin bir uykuya dalmak istiyor. Gezip görmeleri, kültürlenmeleri gereken yaşta , parasızlığın pençesinde mücadele ediyorlar. En nefes almaları gereken dönemde onlara verilen sorumluluklar birbiri ardına geliyor.


Bambaşka hayallerle gittikleri üniversitede büyük hayal kırıklıklarıyla karşılaşıyorlar. Evdeki hayaller, idealler, istekler üniversitede sekteye uğruyor. Onca yıllın karşılığı üniversitede de alınmıyor. Okulun bitimine doğru başka sorunlar baş gösteriyor. Bu sorunların başında atanıp atanamama endişesi, düzgün iş fırsatları, iyi çalışma koşullarının mümkünlüğü üzerinde kafa yoruluyor. Ailenin, çevrenin o bitmez tükenmez beklentileriyle karşılaşılıyor. Sanki gençler çalışmak istemiyormuş gibi bir algı oluşuyor. Ardından suçlamalar, yapamadınlar, edemedinler, başkasının çocuğuyla kıyaslanmanlar devri başlıyor. Derdini anlatma konusunda yetersizleşiyor.

Devletin hemen hemen tüm kadrolarında yaşanan atama sorunu bunu daha çok deşiyor. Kpssler, alesler ve sözlü sınav adı altındaki torpile işleyen mülakatlar… Tüm bunlar eklenince gençler yaşantılarında kendi benliklerini tanıyamadan büyüyorlar. Kendilerinin farkında olmadıklarından çeşitli arkadaş gruplarında hep başkalarının kararlarını onaylamakla yetiniyorlar.

Çok az sayıda genç kendini ifade edebilmeyi başarıyor. Bunun dışında kalan gençler, itiraz edemiyor, var olanın üstüne yenisini eklemekten çekiniyor. İçindekileri dışa vuramıyor. Bence bu durumun oluşmasındaki en büyük etken, yıllarca toplum tarafından kırılan özgüvenlerinden kaynaklanıyor. Bu ve bu gibi etmenler yüzünden gençler, hobi edinmeden, kendini iyi yetiştirmeden, hayallerini gerçekleştiremeden yalnızca tek bir hedefe kilitleniyorlar: “Hayatta kalabilmek için gerekli olan paraya ulaşma arzusu”. Geçtiğimiz günlerde “Dünya Mutluluk Raporu” yayınlandı.

156 Ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen raporda en mutlu ülke Finlandiya olurken, Türkiye’ nin 112. sırada yer aldığı açıklandı. Bu araştırma sonuçları üzerinden bile çok şey söylememiz mümkün. Bu ülkenin insanları mutsuz, çünkü her anlamda refah düzeyi birçok ülkeye göre daha düşük. Bu da insanları mutsuz olmaya sevk ediyor. Meydana gelen mutsuzluk sarmalından da en çok gençler nasibini alıyor. Gözlemlediklerimden, duyduklarımdan, gördüklerimden ve bizzat yaşadıklarımdan yola çıkarak böyle bir yazı yazma gereksinimi duydum. Birilerinin gençlerin sesini duyurmaya bir yerden başlaması gerekmektedir. Bunun için yapılacaklar şu şekildedir;

Öncelikle gençlerin bu sorunları görmezden gelinmesin, aileler onları baskılamasın, eğitimlerine, seçecekleri mesleklerin hangisi olacağına karar verilmesin, devlet gençlere emeklerinin karşılığı olan atamalar yapsın, asgari tutardaki ücretler arttırılsın. Ekonomik anlamda omuzlarındaki o yükler hafiflesin. Yıllarca okul sıralarıyla hayalini kurdukları meslekleri yapabilmeleri için imkânlar artırılsın.


Çevre mümkünse kendi kabuğuna çekilsin ve etliye sütlüye karışmasın. Üniversite mezunu kadınlar çareyi evlenmekte görmesin. Kadınlar için daha fazla istihdam alanı, çalışma yürütülsün. Üniversite mezunlarının kaderleri market çalışanı, pazarcı olmasın. Bu işleri yapacak insanlara da ihtiyaç var. Fakat bunları yıllarını okumak, meslek edinmek için harcayan insanlar yapmasın. Gazetecilik mezunları garson olarak hayatlarını idame ettirmesinler, öğretmenler pazarda limon satmasınlar mesela. Doktorlar istediklerini dile getirdikleri için ülkeden gitmek zorunda kalmasınlar.

Gençlerin hedefleri yurt dışı olmasın. Yurt dışındaki imkânlar burada oluşturulsun. Gençler artık stresin, gelecek kaygısının, baskının, heves kırıklarının esiri olmasın. Temiz nefes alabilecekleri bir yaşam sürsün. Yıllarca stajyerlik adı altında sömürülmesin. Az paraya çok iş yapmasın. Emeklerinin karşılığı verilsin. İşverenler, aileler, toplum ve en önemlisi devlet elini biraz vicdanına koysun. Gençlerin üstündeki eller çekilsin, çekilsin ki bu kasvetli bulutlar dağılsın, daha kendinden emin bir nesil yetişsin. Stresten, kaygıdan uzak, idealist gençler ortalıkta nam salsın. Umut dolu bir geleceğimiz olsun. Mustafa Kemal’ in de söylediği üzere bizim de ümidimiz gençlik olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şaha Çimen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hangi belediye başkanı daha başarısız?