DEDAŞ'ın derdi, DEDAŞ derdi

DEDAŞ, denildiği zaman malum bölgemizde elektrik şirketi diye geliyor hemen aklımıza. Uzun uzadıya Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi demeye gerek yok. Bu kısaltma bölgede en çok kullanılan, en çok anılan kısaltma. Ne yazık ki; sorun olsa da olmasa da DEDAŞ hep kötü anılıyor. Haksızlık mı yapılıyor diye de düşünmüyor değilim bazen ama sonra olan biteni görünce pek de haksızlık edilmediğini anlayabiliyorum.

DEDAŞ'ın derdi, haklı olarak ticari kaygıları. DEDAŞ özel bir şirket. Özelleştirme sonrası 6 kentin enerji işini yapıyor. Bunun için yüklü miktarda ödeme yaptı, yatırımlar yapıyor. Kar amaçlı bir şirket. Kazanmak istiyor. Kayıplarını telafi etmek istiyor. Personelinin ödemesini yapmak istiyor. Yatırımların karşılığında gelir elde ederek, varlığını sürdürmek istiyor. Borçların ödenmesini bekliyor. Özel bir şirkette olması gerekenleri yapıyor. 

Ama bir taraftan da kamu hizmeti sunuyor. Kamu hizmeti sunulan yerde ticari kazanç ikinci planda olur. En azından bu devletlerde bu şekilde. Devletlerin yanı sıra şirketler de bu şekilde olabilir. DEDAŞ, dediğimiz gibi haklı alacağını almak istiyor ve kısmen alıyor kısmen alamıyor. Ama şöyle bir durum da var; DEDAŞ bölgede çiftçilerin tükettiği elektriğin yüzde 35 ile yüzde 65'lik kısmını uzun zamandır devletten alıyor. Çiftçinin iddiası; DEDAŞ faturaları şişirip, hem devleti hem de çiftçiyi dolandırıyor şeklinde oluyor. Bu algıya sebep olan, destekleyici olaylar da yaşandığı için çiftçi artık DEDAŞ ne yaparsa yapsın bu algı üzerinden yaklaşıyor.

DEDAŞ derdi ise, çiftçinin derdi. Kullanıcının derdi. Faturalar çok yüksek. Elektrik hatları çok eski, neredeyse voltaj sürekli düşük, elektrikler hep kesik, mahsul yerde, hastalar evde, işsizlik, ürünün para etmemesi derken, ortalık perişan. Cepte yok ödeyemiyor kullanıcı da çiftçi de.  

Peki, ne yapmalı? Sorunun cevabını aslında çiftçiler yıllardır veriyor. Birincisi GAP projesi bitirilmeli, sulama hatları oluşturularak, Mardin, Mezopotamya Ovası artık suya kavuşmalı. Bu en önemlisi. İkincisi DEDAŞ yalnız değil. Bütün elektrik şirketleri eskisi gibi tek elde toplanmak üzere kamulaştırma yapılmalı, devletleştirilmeli. Devlet, şirketlere ucuz verdiği elektrik hizmetini doğrudan halka sunarak, aracı olanları aradan çıkarmalı. Enerji hizmeti devlet eliyle daha ucuz şekilde halka sunulmalı. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Akgül - Mesaj Gönder

# Mardin, Kar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Emin Akar - Yazarın konuyla ilgili bilgisinin olmadığı belli. Ben biraz bilgi vereyim. Öncelikle "Yatırımların karşılığında gelir elde ederek" ifadesi hatalı, yatırımları bu şirket cebinden yapmıyor. Tarife yoluyla yapacağı yatırımlar zaten vatandaştan alınıyor. Yani yatırımları vatandaş fonluyor. Diğer mevzu "Borçların ödenmesini bekliyor" konusu. Tabi ki elektrik dağıtım hizmeti sunan bir kurum (ister devlet olsun ister özel olsun) sattığı elektriğin parasını tahsil edecektir. "Faturalar yüksek" konusu ise tamamen DEDAŞ'ın dışında çünkü elektriği kaçtan alıp kaçtan satacağını devlet (EPDK) belirliyor, Edirne'de ki tüketici kaçtan alıyorsa elektriği, Mardin'de ki de o fiyattan alıyor. Mardin'e veya DEDAŞ'a özel bir durum yok. "Devlet, şirketlere ucuz verdiği elektrik hizmetini " devletin elektrik dağıtım şirketlerine elektriğe ucuz vermesi gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü yukarıda değindiğim üzere tarife EPDK tarafından belirleniyor ve dağıtım şirketleri elektrik satışı yapmıyor bir nevi kargocu gibi düşünülebilir. Üretilen elektriği kullanıcıya taşıyor. 2022 yılı için görevli tedarik şirketleri 125 kuruşa mal ettiği elektriği mesken düşük kademeye 79, mesken yüksek kademeye 135 kuruşa satmaktadır. Sözünü ettiğiniz gibi bir para kazanma durumu söz konusu değildir. Ülkemizin 81 iline 21 farklı dağıtım şirketi hizmet vermektedir. 20 dağıtım şirketinde çiftçilerle ilgili bahsini ettiğiniz gibi bir sorun bulunmamaktadır. Sadece DEDAŞ böyle bir sorun yaşamaktadır. Şimdi şunu sormak lazım; DEDAŞ yerinde devlet olsa tüm sorunlar çözülecek mi? Bölge insanı kaçak kullanmaktan vaz mı geçecek? GAP'ı bitiremeyen devlet suçlu, elektriği kesen DEDAŞ suçlu ama vahşi sulama yapan ve kaçak elektrik kullanan çiftçi suçsuz öyle mi?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mart 21:01


Anket Hangi belediye başkanı daha başarısız?