Kadın yaşamsa özgür olmalıdır

     Kadın Yaşam ve Özgürlük ve Kürtçesi ile “Jin Jiyan Azadi“

     Toplumun her kesiminde ilgi gören ve tartışılan kadın için söylenilen bu slogan elbette ki üzerinde tartışmaya/durmaya / akıl yürütmeye değerdir. Anaerkil dönemden ataerkil döneme evriliş ile günümüze kadar uzanan uzun bir yaşamsal dönemi kapsayan kadının doyuran/doğuran ve yaşam biçimine hükmeden bir konumdan, dramatik ve köleleştirilmiş yaşayış biçimine uzanan süreci irdelemeye imkânda sunuyor. Bir çıkış sloganı olma/ kadın özgürlük modeli olma özelliğini taşıyor. Model ve slogan; Kadın yaşamsa özgür olmalıdır. Ve kadının özgürlüğü yaşamın soluklanabilirliğidır.

     Fikirler/teoriler maddi yaşamın yansısıdırlar. Ayakları havada hiçbir fikir ve teori yaşam alanı bulmaz bulursa da uzun süreli olmaz. Bu bilimsel gerçeklikle kadın için söylenenlere bakmak değerlendirmek gerekir.

     Kadın için bugün söylenecek realite mutlak bir erkek hegemonyası, ataerkilin gelinen en üst aşaması doğuran ve eğlendiren bir meta değeridir.     

     Bu realite tarihsel süreçlerle birlikte değerlendirmeli, anaerkilden günümüze kadar ki aşamaları bilinmelidir. Bu bizi yukarıdaki sloganın uygulanabilirliği hakkında daha net doğrulara götürecektir.  

     Şimdi biraz geçmişe gidelim. Avcılık ve toplayıcılık dönemi mesala. Kadın ve erkeğin toplumdaki yeri ve rolü gibi, kim neredeydi sonrası ne oldu?

     Avcı toplayıcılıkta kadının toplumdaki yeri tepe noktasıdır. Karar vericidir, yönlendiricidir, liderdir, hatta ana tanrıça dönemi de adlandırılır çünkü kadın hem doğurandır hem de doyurandır.

     Erkek yaşamın her alanında ikinci plandadır. Zira üretimdeki rolü belirleyici etkin değildir. Avcılıkta da toplayıcılıkta da kadın etken ve etkindir. Burada şu ortaya çıkıyor belirleyici etkin ve etken olmak insanın üretim karşısındaki yeri ve rolü ortaya çıkıyor. Kadın ve erkek konusunda bu günkü değerlendirmeler de bu kıstas olmazsa olmazdır. Kadın ve erkeğin üretimdeki yeri toplumsal statüsünü belirliyor.

     Ana erkil ne zaman sona erdi. Ne zamanki erkek üretimde asal duruma geçti o zaman da kadının elindeki tüm erki aldı. Ve egemen oldu. Kadın Artık doyuran değil sadece doğuran durumuna geçerek erkeğe muhtaç hale geldi. Zira artık toplayıcılık ve avcılık dönemi bitmiş üretim için gücün mutlak gerekliliği ataerkil döneme geçişin maddi temeli olmuştur.

     Gelişen araçlar sayesinde biriken artık ürün köleci topluma geçişin maddi temeli olmuştur. Burada kadının kaderi kraliçelikten köleliğe evrilmedir. Sonra toplumsal gelişmeler hep kadının aleyhine oldu. İnsan/toplum modernleştikçe kadın köleleşti. Yani üretim karşısındaki roller değişmiş bu da beraberinde statü değişikliğini getirmiştir.

     Şu ortaya çıkıyor. Kişi üretiyorsa vardır. Üretiyorsa statü sahibidir. Şimdi gelelim günümüze;

     Felsefede bir ilke vardır. “Yadsımanın yadsıması” Anaerkil kendini yadsıyarak ataerkile dönüştü. Bu kaçınılmazdı zira toplayıcılık sona ermiş üretimde fiziksel gücün önemi ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla erkek egemen duruma geçti. Günümüz kapitalist modernite dönemine kadar. Gelinen noktada yani gelişen modern üretim teknikleri erkeğin fiziksel gücünü etkisizleştirmiş kadın ile eşit duruma getirmiştir.

     Sonuç olarak ortaya çıkan somut durum şudur. Kadın doğuran ve doyurandır artık. Yani artık şu söylenebilir ataerkil kendini yadsımış anaerkil dönem geçişin elverişli koşulları doğmuştur. Ama bu bir ilkel anaerkil dönemi el betteki değildir. Burada artık kadının siyasal mücadelesi öne çıkıyor. Yani kadının önündeki engeller kalkmış meydanlarda Jin Jiyan Azadi diye bağırabilir. Bunu içselleştirerek toplumsal gücü erkek ile birlikte eşit paylaşabilir.

     Gelinen noktada olması gereken elbet teki düşürülmüşlüğün cenderesindeki kadının yeni bir özgürlükçü model anlayışında örgütlenmesi kapitalist metacı anlayışın reddidir. Yani sadece doğuran değil özüne dönüş ile üreten ve dolayısıyla da doyurandır.    

     Yaşamı birlikte ve eşit paylaşmak, eşit yönetmek Ve eğer kadın hayatsa özgür olmalıdır.

MARDİN 2024 Mart

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Barık - Mesaj Gönder

# Mardin

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Mardin'in en Büyük sorunu nedir?