Hastalıklı Zihniyet!...

Doğarken, mutlak kader dediğimiz bazı sıfatlarla Dünyaya gelir insan...Anne babasını seçemez...Etnik kökenini seçemez...Rengini seçemez mesela...
Bunlardan da yargılanamaz...
Dışlanamaz...
Yok sayılamaz...
İnsan, kökeni, rengi ile değil, insanlığı ve insanlığa katkılarıyla değer bulur...

Aksi durum, ırkçı zihniyetin yansımasıdır...Bu da, ilkelliktir, gayri insani ve gayri ahlâkî bir duruştur...

Irkçılık, Malcolm X'in ifade ettiği gibi, 'İdeolojik bir düşünce değildir.Aksine, psikolojik bir hastalıktır '...

Milliyetçilik ile karıştırılan bu kavram, bir düşünce, bir ideolojiden öte, yadsıyan, yok sayan ve ıslah edilmesi gereken zihinsel ve ruhsal bir rahatsızlıktır...

İnsanlığın yüz karasıdır, ırk ayrımına tabi tutmak insanı...

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile hâlâ zemin bulması ve giderek de daha fazla taraftar toplaması trajiktir, üzücüdür...

Ülkemizde de bu gayri insani, arızalı yaklaşımın kalıntılarının devam ediyor olması dehşet vericidir...Yaşanan onca acıya rağmen, hâlâ yaşam alanı bulması, karanlık dönem sevicilerin varlığı, utanç vericidir...

Daha vahimi, bir zamanlar insanların hafızasında karanlık dönemlerin figürlerinin yeniden sergilenmesi, geride kalması gereken söylemlerin dile getirilmesi, geçmişi hortlatmak, yaraları kaşımaktan başka işe yaramaz...
Nitekim, son günlerde üstelik Sosyal Demokrasi anlayışının tek ve en büyük temsilcisi olan sözümona bir 'Belediye Başkan Adayı' tarafından bunun dilendirilmesi, düşündürücü ve kaygı verici bir durumdur...
Ulusalcı zihniyetin hâlâ yaşıyor olduğunun tezahürüdür..
Bu hastalıklı ruh hali faşizmin son çırpınışları olsa da, eşitlikçi bir yapı olduğunu iddia eden bir bünyenin içerisinde, kendine, hâlâ zemin buluyor olması, oldukça rahatsız edici edicidir, zavallı ve özgüvensiz bir bakıştır...
Onyıllarımızı alıp götüren ve sahiplerine bir arpa boyu yol aldırmayan bu defolu zihniyet, bu hastalıklı bakış,
reddedilmeli ve yok sayılmalıdır...
1400 yıl önceki dini koşulları bugün dayatmaya çalışanlar ne ise, 100 yıl önceki milliyetçilik anlayışını bu güne uydurmaya çalışanlar da aynı hastalıklı yapılardır...
Aralarında sadece yaşam tarzı ve zihni ayrışma vardır...
İkisi de güncel değildir, çağdaş değildir...

Irkçılık, faşizm ve benzeri hastalıklı zihni kalıplar, nereden gelirse gelsin, lanetlenmeli, reddedilmelidir...

İnsani değildir...

Dine aykırıdır..

Ahlâki değildir...

Hiçkimse bir başkasını, doğarken hazır bulduğu, ırksal gerçekliğinden dolayı yargılama, dışlama, yaşam hakkından mahrum etme hakkına sahip değildir, olamaz... Buna yeltenmemeli, böyle bir hakkı kendisinde görmemelidir...

Hizmet yeri olan belediyelerde siyasi saikle davranmak ve hastalıklı zihniyetini kamuya yansıtmak ne kimsenin hakkı ne de haddinedir...
Belediyeler, halka hizmet yerleridir, siyasi gösteri alanları değildir...
Halka ait mekanları, halkın bir kesimine kapalı tutatacığını deklare etmek, en hafif tabiriyle densizliktir, hadsizliktir...

Hasılı kelam;
Irkçılık, kişilik bozukluğunun, ve özgüven eksikliğinin hayat bulmasıdır...Tarih boyunca bütün faşist zihniyetlerin arka planında bir zihinsel ve ruhsal bozukluk olduğu ortadadır...
Bu tür gürültülü seslere karşı üst düzey tepkiler önemlidir,
bu hastalıklı zihniyetin ve sahiplerinin sahiplenilmeyişi, reddedilmesi değerlidir...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Timur - Mesaj Gönder

# son, yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Mardin'in en Büyük sorunu nedir?