Sol'un Kafa Karışıklığı!..

Sol cenahta yıllardan beri devam edegelen bir kafa karışıklığı mevcut...Şahıslara indirgenmiş bir değişikliğe bel bağlanıyor, oysa sorun zihinsel bir değişikliği işaret etmekte...Eski alışkanlıklar bir türlü terkedilmemekte ve radikal söylemler nedeniyle girilen cendereden çıkış yolu bulunamamakta...
Bir yandan gerçek anlamda değişimin önünde engel olarak duran statüko, bir yandan ülkemiz siyaset anlayışına sirayet etmiş kişisel çıkar ve bencilliğin liyakatın ve toplumsal çıkarın önüne geçmesi ve nihayetinde yaşanan yozlaşma ve ahlâkî bozulma...
İlginçtir, halkçılık, toplumsal öncelik, sosyal refah, fikir ve inanç özgürlüğünün en çok konuşulduğu ancak bir türlü pratiğe dökülmediği bir garip kısır döngü yaşanmakta..
Ya da bir kesimin mağduriyeti 'sokak' söylemiyle dile getirilirken 'karşı mahallenin ' mağduriyeti göz ardı edilmektedir...O zaman sadece bir kesimin ve radikal bir söylemin etrafında bir dönen bir siyaset oluşmakta ve herkesi kucaklama veyahut helalleşme olamamaktadır...
Helalleşme önemli ve değerli elbette ama önce buna hazır bir zihin yapısı ve bağlı bir politika ile gidilmelidir helalleşmeye...
Aksi takdirde inandırıcı olmaktan ve samimiyetten uzak ve sönümlemeye mahkum bir söylem olarak kalacaktır ne yazık ki...
Sol anlayış, Sosyal Demokrasi önemlidir ve demokrasinin, özgürlüklerin emniyet sübabı olacak, olması gereken bir fikriyata, bir düşünce sistematiğine sahiptir, hem ülkemiz hem bütün Dünya için...
Fakat savunduğu değerler ne kadar kıymetli olursa olsun bunun uygulayıcılarının etkisi yadsınamaz bir gerçektir..Ve bugün bu anlayışın geride kalması veya statükocu bir anlayışla yola devam etmesi, değişime ayak diremesi aslında şahısların Sosyal Demokrasiyi gerçek anlamda içselleştirememesinden ve siyasal rantın cazibesine kapılmasından kaynaklanmaktadır..
Dahası kadrolar arası çekişme, liderlik ve koltuk seviciliği, kişisel çıkar ve ihtirasları önceleyen kadrolar, merkezden alınan kararlar, üstten bakmalar, bu anlayışa sahip yapılarda da malesef ki fazlasıyla mevcuttur..

Peki, ne yapmalı?..
Merkeze yakın olan, ilkelere bağlı, radikal söylemden uzak, her kesimin sorununa el atan, onları kucaklayan, halkın çıkarına olan politikilara onay ve destek veren, alehine olanlara itiraz eden, kişisel çıkar peşinde koşmayan ve koşanlara kapıları kapayan bir Sol ve Sosyal Demokrasi anlayışına ve bu anlayışı özümsemiş, donanımlı kadrolara ve siyasi yapıya ihtiyacı var toplumun ve ülkenin...
Sol'un içinde bulunduğu tıkanıklık taraflı tarafsız herkesi üzer, üzmeli de..
Zira, Sol'un eksikliği veya yetersizliği, denetim mekanizmasının, oldukça önemli değerlerin eksikliği demektir..
Sosyal Demokrasinin hakettiği yerden uzaklaşması veya hiç olmaması, radikalleşmenin, istismar eden oluşumların, güç zehirlenmesinin, otoriterleşmenin önünü açmaktadır...
Sol'un yokluğu, umudun, barışın, özgürlüklerin, eşitliğin, sosyal refahın ve insanı önceleyen birçok hayati değerin eksikliği veya yokluğu demektir..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Timur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Mardin'in en Büyük sorunu nedir?
Tüm anketler