Samih Hocaoğlu Yazdı: TANITIM GÜNÜ ARDINDAN

Her yıl ; bir önceki yıldan daha iyi olur dilekleriyle katıldığımız, ancak bir önceki yılı aratacak şekilde geçen, çeşitli isimler altında, değişik illerde yapılan tanıtım günlerinden bir yenisini birkaç gün önce geride bıraktık.


Bu yıl için 25-28 Ocak tarihlerinde İstanbul'da yapılan ve katılım sağlanan Mardin'i Tanıtım Günleri etkinliği hariç ; diğer yıllardaki etkinliklerin tümüne "katılmış olmak için katılmak" mantığıyla katılım sağlandığı için tanıtım günleri amacına ulaşmadan son buluyordu.

Oysa, bu gibi ciddi organizasyonlara hiç katılmamak, katılmış olmak için katılmaktan çok daha doğru bir karardır.


Geride bıraktığımız son Mardin'i Tanıtım Günleri organizasyonuna Vali ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekil Tuncay Akkoyun, Kültür ve Turizm İl Müdürü Atilla Gök'ün gayretleri ile İstanbul'da bulunan Mardinlilerin çatısı altında toplandıkları MARDİNFED Genel Başkanı Sedat Göngörür'ün olağanüstü performanslarıyla ; Mardin'in tanıtımının üst düzeyde yapılması amaçlanarak katılım sağlanmıştı.

Ancak böylesine iddialı bir etkinliğe katılmak için ciddi çalışmalar, bu çalışmaların gerçekleşmesi için de belli bir süre gerekti. İşte bu süre olmadan, tamamen iyi niyet üzerine kurgulanan bir katılım oldu.

MARDİNFED Genel Başkanı Sedat Göngörür ve ekibi ile ilçe kaymakamlıkları ve ilçe belediyelerinin sağladıkları destekle, belki beklenen düzeyde bir Mardin Tanıtımı sağlanmamış ama ;

Mardinli tanıtılmış,

Mardinlinin Mardin'e bağlılığı gösterilmiş,

Mardinlinin sahiplenme güdüsü ortaya konmuştur.

Etkinliğe katılamamış olmama rağmen ; bazı katılımcılardan aldığım bilgiler ve paylaşılan görüntülerden edindiğim bilgilerle, 25-28 Ocak Mardin Tanıtım Günleri etkinliğinin, yapıcı birer eleştiri olarak algılanması gereken değerlendirmesini de yapayım istedim.

Etkinlikte olması gereken birçok unsur ve argüman yokken, olmaması gerekenler göze çarptı.

* Mutfağında İşkembe Dolması gibi sembol olmuş bir lezzeti bulunan Mardin'in tanıtım gününde Adana'nın Şırdanı stantının,

* Badem Şekeri, Cevizli Sucuk ve Pestil gibi tescilli yemişlerin yanına ne olduğu belli olmayan, nerede üretildiği bilinmeyen, bir sürü katkı maddesi içeren rengarenk pestil ve şekerlemelerin teşhir edildiği stantların,

* Muhtemelen merdivenaltı üretimi olan salam ve sucukların,

* Mazıdağı ve Derik peynirleri dururken, başka yörelerden gelmiş peynir ve kaşarların,

* Midye dolmasının,

* Marmelat ve reçellerin,

* Çeşitli sabun ve ıvır zıvırların sergilendiği stantların

MARDİN TANITIM GÜNLERİNDE yer almış olmasının mantığını hâlâ anlamış değilim.

Boyuna yazılıp çizilmesine aldırış etmeden çeşitli platformlarda Reyhani diye kızılderili dansı icra eden çiftin bu güzide etkinlikte  boy göstermesine nasıl izin verildiğini de merak ediyorum.

Bu gibi organizasyonlar ; Valilik, Belediye, Üniversite, Kültür Turizm İl Müdürlüğü, Meslek Kuruluşları ve konu ile ilgili çalışmalar yürüten STK temsilciliklerinin paydaşlığı ve oluşturacakları komisyonların yeterli süre içinde çalışmaları sonucu beklenen semereyi verebilir.

Keşke böyle bir oluşum ve komisyon, yeterli bir zaman dilimi içinde çalışmalarını sürdürerek, 25-28 MARDİN TANITIM GÜNLERİ formatını belirleyip, MARDİNFED'in de İstanbul'daki katılım işini üstlendiği etkinlik için aşağıdaki stantları oluşturabilseydi. 

* İçinde İşkembe Dolması, Kaburga Dolması, Sembusek, İkbebet, Alluciye, Zingil, İsfire, Harire gibi yemeklerin bulunduğu, görsel ve sözel olarak desteklenen Mardin  Mutfağı stantı,

* Badem Şekeri, Cevizli Sucuk ve Pestilin imalatından tezgaha kadar görüntülerini de içeren video gösteriminin yapıldığı bir stant,

* Mardinspor'un kuruluşundan bugüne geçen süreyi anlatan görüntüler eşliğinde Mardinspor stantı,

* Taş İşlemeciliği, Ahşap İşlemeciliği ile süryani ve müslüman genç kızların el emeği göz nuru dökerek oluşturduğu İĞNE OYASI elişi öykülerinin anlatıldığı görsel ve sözel içerikli görüntü destekli stant,

* Namı dünyaya yayılmış TAKLACI MARDİN GÜVERCİNLERİNİN öyküleriyle birlikte tanıtımının yapıldığı stant,

* Gastronomi dalında Ebru Baybara Demir'in,  Erkek Vücut Güzelliği yarışmalarında Fırat Ürün'ün, Uçurtma konusunda Zahit Mungan'ın başarı öykülerinin görüntülenip anlatılacağı stant,

* Mardin'in Soyut Olmayan Kültürel Değerleri arasında yer alan ; bir oyun havasından çok manevi bir haz içeren, sema gösterisi gibi oynayanın oynarken,  izleyenin izlerken huşu bulduğu Reyhani'nin gerçek anlamda görüntülerinin ve öyküsünün dile geleceği stant,

* Mardin ve Midyat'ın sembolü TELKARİ. Büyük emek isteyen bu zanaat hakkındaki tüm bilgi ve görüntülerin bulunacağı bir başka stant,
Böyle zengin bir formatta hazırlanmış tanıtım amaçlı bir etkinlik alanında ; inanın ne turşucusu, ne sucukçusu, ne şırdancısı, ne börekçisi, ne çörekçisi, hatta MARDİN HABER GAZETESİ bile stant açma gereği ve imkanı bulmaz.

Her stantın sahibiymiş gibi tüm stantları tek tek gezerek haber ve yorum aktarımı yapar.

Mardin, tanıtılmayı bekleyen somut olan ve somut olmayan çok fazla kültürel değere sahip.

Büyük bir kültürel hazine.

Aidiyet duyguları ve görev sorumluluğu bilinciyle , dayanışma merkezli bir çalışma anlayışı içinde bu değerlere sahiplenip gereğini yapma gibi bir zorunluluğumuz var.

Hadi rast gele...

En yakın tanıtım platformu Mardin için yeni bir milat olsun.

X X X 

Etkinlik alanı içinde silahlı saldırı sonucu yaralanan MARDİNFED Başkan Yardımcısı Nedim Kaya'ya geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semih Hocaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Mardin'in en Büyük sorunu nedir?