Leyla Kaplan Yazdı: YARIM KALANLAR “AĞIT”

Sorarsanız insan nasıl yarım kalır?  Diye derim ki ya bir hayali vardır yarım kalır, ya da bir umudu vardır yarım kalır.

 Oysa hiçbirimiz ağıt yakmayı hak etmiyorduk. Her yer hayalleri umutları uğruna daha aydınlık yarınlar, daha iyi bir gelecek için bilmedikleri en ağır işleri en ağır yorgunlukları sırtlayan bizlerle dolu. Dönüp baktığımızdaanlıyoruz ki esas sırtlandığımız yük; çaresizlikti. Biz bir değil bin çaresizliğin içine düştük, omuzlarımız gencecik yaşlarımızda taşıyamayacağımız kadar ağır yükler altında büküldü.

Hani her insan bir dünyaydı? Hani aslında biz insan olduğumuz için çok değerliydik? Bilmiyorum... Kestiremiyorum artık, onlarcamız yüzlercemiz hatta binlercemiz biz birbirimize ne de çok benziyorduk öyle değil mi? Belki de o yüzdendir yokluğumuzun çoğu zaman unutulması, yerlerimizin çarçabuk doldurulması. Lakin hiç geçmeyen acılar hiç dinmeyen ağıtlar var bir türkü misali dilden dile dolaşan. Ve bir türlü uslanmayan; yaşadıklarından, yaşattıklarından asla ders çıkarmayı bilmeyen insanlar da var maalesef.

Düşünüyorum hepimiz gerçekten hak ettiğimiz değeri, hayalleri, sevinçleri en çok da dünyaya sadece bir kez gelip almaya hakkımız olan nefesi tam anlamıyla ne zaman hak etmiş olacağız? işte bunu hiç ama hiç bilmiyorum. İçimizdeki mezarlıklar, hayatlarının baharında, hayalleri uğruna sırtlandığı yükler altında ezilenlerimizle doldu taştı. Sonra ne oldu bilir misiniz? Yarım kaldık hiç olmadığımız kadar öksüz kaldık. En acısı da hayatın, sevdiklerimize son anlarımızda bile bir hoşça kal demeyezaman vermemesi.

Ve geriye seni mutlu eden tek şey hâlâ o acıya rağmen sayende onlarca insanın nefes aldığını ve her şeye rağmen hayal kurduklarını hissedebilmen. Dedim ya sonra bir gün geliyor olduğumuz yerde yarım kalıyoruz o an gerçekten nefessiz, çaresiz gözlerle izliyoruz olup biteni tükeniveriyoruz olduğumuz yerde, kanayan yerden. Yarım kalan hayatlar, yarım kalan hayaller,  sonsuz uykular, hiç kapanmayan yaralar...

Kalbimizden geçen tüm sözcükler tutuklu kalmış gibi ne dile dökülebiliyor ne de bunu anlatmaya mecali kalıyor insanın. Kabul etmiyorum işte yarım kalan hiçbir hayatı,  hayali kabul etmiyorum. Soğumuyor ve soğumayacak yüreklerde kalmış hiçbir acı çünkü her birimiz birer fidandık, hayal kurdukça bir ağaca dönüşüp meyve vermeye niyetlenen. Bizlerin hak ettiği ağır yükler altında ezilip yok olmak değil, Bizler inadına yaşamak isteyen gencecik dünyalarız. Bizler henüz Üzerlerimize ağıtlar yakılacak kadar büyümedik. Bu hayatta hayallerimizi yaşamak herkesin olduğu gibi bizim de hakkımız Bizleri eşit kılan tek şey ölüm olmasın yeter.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Leyla Kaplan - Mesaj Gönder

# son, yer

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Mardin'in en Büyük sorunu nedir?
Tüm anketler