Nursin Nisan Yazdı: İyi Konuşmak Mı İyi Dinlemek Mi?

Son zamanlar da iyi konuşan kadar iyi dinleyen de azaldı. Konuşma karşılıklı yapılan eylemlerin bir bütündür. Konuşma eyleminde en az bir gönderen ile bir alıcının bulunması gerekir. Burada konuşan dinleyen den daha etken olsa da, dinleyenin de büyük bir rol oynadığını söylemek yanlış olmaz. Dinleyen genelde edilgen bir etken olarak görülür. Ama bu kesinlikle yanlış bir bakış açısı. İyi bir dinleyici olumlu ya da olumsuz bir eleştirel bakış açısına sahip olan kişidir. Bu tür iletişimler daha nesnel iletişimlerdir.

Konuşma eylemlerinde dinleyici, söylenenleri kulaklarıyla alan, yüzdeki veya el kol hareketleri görsel olarak algılayan kişidir. Normal gündelik zamanlarda yapılan konuşmalarda dinleyen, göndericinin simgesel davranışını hem görür, konuşmalarını da işitir. Böylece hem dinleyici hem de gözlemci olduğunu belirtirsek tam anlamıyla tanımlamış oluruz.

Konuşmayı yapan kişinin yanında dinleyicinin etken olduğu rolü küçümsemek doğru değildir. İletinin başarılı bir şekilde yerine ulaşmasının anlatıcının başarısı olduğu sanılması kesinlikle yanlış bir bakış açısıdır. Burada çaba ve sorumluluk kesinlikle konuşmacı ve dinleyicinin ortak bir ürünüdür. Anlatıcının tam anlamıyla amacıma ulaştım diye bilmesi için, alıcıyla yaptığı bu eylemi sağladığı zaman bir başarıdan bahsedilebilir. Konuşmacı ve dinleyici arasında bilgi, beceri, davranış yönünde bir etkileşim olmalı ve bu etkileşim eksik bir şekilde yapılırsa etkileşim sağlanmaz. Bu yetersizlik yüzünden ikisi de ilgisiz bir hale gelir. Bu süreçte hem göndericinin hem de alıcının paydaş oldukları bu eylemsel zamanda bir birlerini anlamaları gerekmektedir.

Günümüz insanlarında çoğunluk olarak daha az konuşma daha az dinleme yetisinin bulunduğu saptanmaktadır. Eğitim ve öğrenim serüvenlerinde de bu gözlemlenmiş bir etkendir. Bunun yanında okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin de çok düşük olduğu saptanmaktadır. Bu kendilerini yeterince geliştiremediklerinin ispatıdır. Bu durum eğitmenden, öğrenciye kadar eksikliğimizin, dinlemedeki yetersizliğimizin acı bir ispatıdır. Okullarda ki okuma becerileri olsun ya da konuşma kurslarında olsun bu becerilerin geliştirilmesine daha özen gösterilmelidir. Bu okuduğunu anlama ya da dinleme yetisi geliştirilmez ise iyi konuşmakta imkansız bir hal alacaktır.

Başkalarıyla daha az, kendi kendimizle daha çok konuşuruz. Çünkü her insan kendi kendinin tutsağı, kendi kendinin dinleyicisidir. Bu yüzden kendi kendimizin öz eleştirisini yapıp, kendi kendimize çok şey kata biliriz. Kendimize yönelttiğimiz bu eleştiri sayesinde bir sürü yanılmaların önüne de geçmiş ola biriz. Başkalarıyla konuştuğumuz zamanlarda ki gibi kendimize de titiz bir şekilde yaklaşıp, kendimize sessizce anlattığımız şeyleri orantılı bir şekilde içimizdeki bene yani ikili rol oynayan alıcıya orantılı bir şekilde aktarmalıyız. Belki de iyi bir dinleyici olursanız, büyük insanlığı karşı tarafa aktarmanın en güzel iletişim eylemini yapmış olursunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nursin Nisan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Artuklu Belediyesi Başkanı Mehmet Tatlıdede'nin İlk İcraatı Ne Olmalı?