Dil ve dinlerin kardeşliğini beceremiyoruz

Günlük gelişmelerle ilgili bir yazı yazayım derken ; sen gel uzun uzun anlatacağın şeyi bir cümleye sığdırıp yazıya başlık olarak kullan.
Normal olmayacak bir yazım türü olmamasına karşın ; etrafimizda olup biten birçok şeyde olduğu gibi, zaman içinde olması gerekeni işin başına yerleştirip, belki de daha sağlıklı olmasının önü kesilmiş oluyor.
Tıpkı ; Mardin'de başlatılmış olan ve hesabı-kitabı yapılmaksızın, öncelikli koşullar aranmaksızın, uygun olacak şekli belirtmeksizin , halk diliyle "balıklama atlayarak" girişilen turizm hareketi gibi...
Böyle bir hareket başlatmışsın ama ; bir sürü eksiğin var, altyapın hazır değil, yatak sayısı komik derecede az, arabanın park edeceği yeri yok.
Ve sen çıkıp bir sürü eksiğe rağmen, birkaç süslü kelimeden oluşturduğun sloganlarla , insanları etkileyip bu işi götürmeye çalışıyorsun.
Senin kadar tarihi ve kültürel zenginliği olmayan başka kentler, alan çalışmaları ve geliştirdikleri projelerle kısa sürede çok işler yaparken ; senin tüm beklentin; olması gereken unsurları varmış gibi gösteren incili-boncuklu sloganlar :
" Dillerin ve Dinlerin kardeş olduğu şehir "
" Medeniyetin kesiştiği yer "
" Mezopotamya'nın Başkenti "
" Türkiye'nin Misafir Odası "
Sonuncusu yüzde yüz doğru, birincisi ; her zaman istenmiş ama hiç olmamış bir tanım.
Eskileri şimdilik erteleyerek veya karıştırmadan, özellikle son zamanlarda meydana gelen gelişmelere bakıldığında; olmamasına rağmen varmış gibi iddia edilen Dillerin ve Dinlerin Kardeşliğinin boşa çıkarıldığını görüyoruz.
Son olarak Midyat'a bağlı bir süryani köyündeki Azizler Mezarlığının tahrip edilmiş olması, bırakın kardeşlik duygularını, hasımlar arasında bile kabul edilecek bir davranış değil.
Her yıl 29 Haziranda yapılan Mor Favlus ve Mor Fatrus anma töreni sonrası ; Enhil (Yemişli) köyündeki Azizler Mezarlığını ziyaret etmeye giden süryani vatandaşlar, yaklaşık bin yıllık anıt mezarlarının tahrip edildiğini görüyor. Şok geçiren vatandaşlar durumu hemen jandarmaya bildirip gereğinin yapılmasını istiyor. Müessif olayın dine karşı bir saldırı olabileceği gibi, mezarlarda hazine arayan kişilerin bir marifeti olabileceğini açıklayan Enhil Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhan Demirtaş, olayın kısa sürede aydinlatılıp suclularin cezalandırılmasını istedi. Bu olay sonrasi tepkilerini dile getirenlerden biri de Turabdin Süryani Kültür ve Sanat Derneği Yöneticisi Eyüp Ergün de , süryani varlıklarına tahammül etmeyen kişilerin bulunduğunu, daha önce de Midyat'ta bulunan Meryem Ana Kilisesindeki 800 yıllık bir çanın çalınmak istediğini belirtti.
Eşit hak ve yurttaşlık ekseninde demokratik zeminde calismalarini yillardir sürdürmekte olan ve başta kendi dil ve kültürlerine sahip çikma mucadelesi veren kürtler de ; kendileri icin ifade edilmekte olan kardeslik mefhumunun bir reklam argumanindan öte bir sey olmadığı görüşünün altını özellikle çizerek;
kendilerinin de arzu ettikleri dil kardeşliğinin şu ana kadar tesis edilmediğini, tesis edilmesi için uğraş verdiklerini ifade ederken ; eşit hak ve özgürlükler bağlamında sağlanacak koşullar sonucu dil kardeşliğinin kendiliğinden oluşacağı iddiasını taşıyor.
Bana göre talebin daha açık ifadede karşılığı bu :
" Oluşmamış ama varmış gibi gösterilen "kardeşlik " yerine ; içi samimi duygularla doldurulmuş " kardeş gibi" anlayışı daha doğrudur.
Dil kardeşlerimiz (!) bu minvaldeki mücadelelerini demokratik zeminde; hem yurt içinde hem yurt dışında, siyaset sahnesinde ve çeşitli platformlarda yıllardır sürdürmeye devam ediyor.
Öte yandan; duydukları, gördükleri ve yaşadıkları karşısında göç etmekten başka bir yöntem tanımayan Din kardeşlerimizin (!) sayısının her geçen gün biraz daha azaldigini görmekteyiz.
Hülasa-il kelâm ;
* Yazının başında da değindiğim gibi eski defterleri açmayı erteleyerek, şu anda yapılmakta olan haksızlıkları, çirkinlikleri şiddetle red edip, aynı şiddette kınıyorum.
* Kardeşleri ve kardeş adaylarını duyarlı olmaya davet ediyorum.
* Siyasetin duygusallıktan öte akılcı yöntemleri tercih etmesini bekliyorum.
* Haksızlığa uğramışların tahriklere kapılıp provakatif eylemlerden uzak durmasini hatirlatiyorum.
* Turizm hareketimizi daha yükseğe taşımak için uydurduk sloganlardan çok ; projelere dayalı, ileriye dönük, kentin yapısına uygun daha akılcı bir yol izlenmesini istiyorum.
* Mardin gerceginine en uygun olan tanımı ;
DİLLERLE KARDEŞ GİBİ,
DİNLERLE KARDEŞ GİBİ şeklinde değiştirelim.
Dilerim ve umarım ki ; o zaman HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semih Hocaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Artuklu Belediyesi Başkanı Mehmet Tatlıdede'nin İlk İcraatı Ne Olmalı?