Serkan Kurt Yazdı: KÖY VE TAHTLAR

Evimiz şehirde olsa da yaz aylarında çocukluğumuz köylerde geçti. O günlerden beridir hep köyde yaşamak istedim. Özellikle yaz aylarında
çok sıcak günlerde köylerin vazgeçilmezi olan damlara kurulan tahtaların üzerinde uyumanın verdiği huzuru hiç bir yerde yaşamadım. Köydeyken bir an önce akşam olması beklerdik. Sonrada gece karanlığında yıldızları saymaya başladık. Bazen de kayan yıldızları görürdük. Ama en çok da yıldızların ne kadar çok ve parlak olduğunu fark ederdik. Müthiş mutlu olurduk o günler.

Dam kullanımının yaygın olduğu bölgemizde kavurucu sıcakların panzehiri olan tahtlar köylerde yaşayan insanlar için artık bir zorunluluk haline geldi. Kimi vatandaşlar sıcak hava nedeniyle evlerinin damlarında uyumayı tercih ederken kimileri de evin içerisinde klimanın olduğu odaları kullanırdı. Artık herkes için damdaki tahtalarla uyumak bir zorunluluk oldu. Elektrik faturalarının çok yüksek gelmesi herkesi damlarda uyumaya mecbur etmiş. Klimalar sadece öğle sıcağında açılıyor. Bazen de tavana yerleştirilen pervaneler kullanılıyor. Odanın ortasına biraz su serpiliyor, sonra da pervaneler açılıyor. Adeta klima etkisi yaşatılıyor.

Sanırım bu yaz boyunca köyde olacağım. Aradan yıllar geçmiş ve tekrar damlarda uyumanın keyfini yaşıyor olacağım. Çok şey değişti yaşantımda, damlarda uyumanın özlemi ise hep varlığını korudu, yaşadı.

Kentlerde yıldızları görmek mümkün olmuyor, büyük bir ışık kirliliği söz konusu. Gökyüzü tuhaf bir hal alıyor. Ne karanlık, ne de yıldızları ışıldayan bir sonsuzluk… Tuhaf bir hal, tarifsiz bir duygu.

Köy, bildiğiniz köy. Eskinden pek farkı yok. Değişen tek şey ise o eski duyguların olmaması. Onun dışında her şey aynı. Tabi biraz daha büyümüş. O kadar da olacak tabi.

Gün batımı ile birlikte damlara çıktık. Yer yatakları serilmiş. Derin bir nefes aldım. Çocukluğumdan kalan damda yatma anılarım bir bir canlandı. Nihayet yıldızlar göründü. Yer yatağında karanlık içinde gökyüzüne doğru bakmaya, izlemeye başladım. Ne kadar özlemişim bu karanlığı ve derin sessizliği.

Gökyüzüne baktım, uzun süre. Ne çok yıldız varmış gökyüzünde diye düşündüm. Rahatsızlık vermeyen bir ritim var etrafta. Dalga dalga yayılan, sonsuzluğun sessizliği. Gece geç saatlere kadar gökyüzünü seyrettim. Sonra da deliksiz bir uykuya daldım. İçimde huzur verici bir mutlulukla uyanmıştım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serkan Kurt - Mesaj Gönder

# hava

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.

01

Nesrin Aykaç - Köy hayatı güzeldir, yirmibeş yıldır İzmir'in Denizli köyünde yaşıyoruz, artık aldığı göçler nedeniyle mahalle olarak kabul ediliyor.

Yazınız Mardin'de tahta uyuduğum bir geceyi anlatan bir şiirimi hatırlattı. Mardin'i özletti.

Güzel bir yazı...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Haziran 12:55


Anket Artuklu Belediyesi Başkanı Mehmet Tatlıdede'nin İlk İcraatı Ne Olmalı?