Şaha Çimen Yazdı: İNCE MEMED

Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal’le ve dört seriden oluşan “İnce Memed” adlı romanıyla lise birinci sınıfta tanışmıştım. Bir gün okulun kütüphanesinin yanından geçerken üst sınıflardan bir öğrenci arkadaşın elinde görmüştüm.  Görür görmez de gerek kitabın kapağından gerekse de adından etkilenmiştim. Merak ettiğim halde nedense okumak istemedim. Bunun üzerine elinde İnce Memed romanıyla gördüğüm aynı arkadaşı sürekli olarak okulun bahçesinde, koridorlarında, kütüphanesinde, girdiğim sınıflarda sık sık “İnce Memed” kitabıyla görür olmuştum. Sanki kitabı okumam için bir çaba sarf ediliyordu. En son merakıma yenilip kitabı okumaya karar verdim. Kitabı elime ilk aldığımda biraz üzülmüştüm. Çünkü kitap seri halindeydi. Bundan dolayı ya bitiremezsem endişesi sarmıştı beni. En son beğenemezsem bırakırım deyip kitabı okumaya başladım.

Kitabın ilk birkaç sayfası bana çok sıkıcı gelmişti. Çünkü ben olay örgüsüyle başlayan kitaplara alışıktım. Fakat İnce Memed kitabı uzun uzun betimlerler içermekteydi. Çukurova’nın sıcağından toprağına, toprağından kuşuna, kuşundan insanına, insanından çiçeğine, çiçeğinden böceğine kadar Çukurova’yı anlatan aklınıza gelebilecek birçok detay betimleyerek başlıyordu. Bir ara kitabın tamamen bu betimler üzerine yazıldığını düşünerek hayal kırıklığına uğramıştım. Ancak bu hayal kırıklığım çok uzun sürmedi. İkinci bölümünde İnce Memed’in Yaşar Kemal’in söylemiyle “ Mecbur Adamın Romanı” başlıyordu.

Adana’nın Çukurova ilçesinde yaşayan Yaşar Kemal, bu topraklarda hayatlarını idame eden Çukurova köylüsünün hikâyesini anlatıyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında geçen İnce Memed romanında, Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı, köy hayatının sefaleti dile getiriliyordu.   

Yaşar Kemal’in 1955’te başlayıp 1987’de bitirdiği seride, başkahraman olan İnce Memed’in var olan bozuk düzene karşı başlattığı savaşı anlatan bu eser aynı zamanda yazarın ilk romanıdır. Ek olarak, Yazarın Para sıkıntısı çektiği dönemlerde evine odun almak için Cumhuriyet gazetesine tefrikalar halinde verdiği romanıdır İnce Memed.

Genel hatlarıyla kitabın içeriğinden bahsedecek olursam;

Kitap İnce Memed ve Abdi arasında yaşanan birtakım olaylarla başlar ve olayların alevlenmesiyle devam eder. İnce Memed, Abdi Ağa’ya karşı köylüyü örgütleyerek eşkıya olup dağa çıkar. Köylüye ağalar tarafından yapılan eziyetleri durdurmak için gruplar halinde gençler Memed ‘e katılarak eşkıya olurlar. Bundan sonra Memed ve çetesi Çukurova ağalarına ve beylerine çok zor şartlarda mücadele etmeye yeltenecek fakat bu onlar için hiç de kolay olmayacak. Her defasında ayaklarına taş değdirenler çıkacak. Köylü kimi yerde umutlarının tekrardan yeşertirken kimi yerde de umutlarından vazgeçmek zorunda kalacak.  Siz de bu uzun yolculuğa İnce Memed ile eşlik etmiş olacaksınız. Okurken bazen köylü gibi düşünecek bazen de İnce Memed’in yolundan gideceksiniz.

İnce Memed romanı,  öyle akıcı, öyle içtendi ki üst üste her duyguya bürünmeniz olası. Şöyle ki; okurken hiç ummadığınız anda gülebiliyor hatta kahkaha atabiliyorsunuz. Ancak bu durum her zaman olmuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki köylü-ağa arasındaki adaletsiz sistemi eleştirdiğinden birden sinirlenmeniz, ağlamanız, şaşırmanız çok olası. Ani duydu geçişlerinin yoğun ve yerinde yaşatan bir eser.

Yaşar Kemal’in otuz iki yılda yazdığı İnce Memed serisini okumam için sekiz yıl gerekti. Lise birinci sınıfta okumaya başladığım romanı, üniversite son sınıfta bitirdim. Kitap bittikten sonra kendimi bir boşlukta gibi hissettim. Yıllarca devamı olmasından dolayı heyecan duyduğum ve her seferinde şu serisini de okuyacağım dediğim kitabın sonuna gelmiştim. Elim, gözüm, aklım kitabın beşinci hatta altıncı serisini aradı. Ancak biliyordum. Benim İnce Memed ile olan serüvenim sekiz yılda noktalanmıştı.  İnce Meme’den geriye kitaplığımdaki serisi ve bende bıraktığı eşsiz etkisi kaldı.

Şimdi sizler şunu diyebilirsiniz; İyi de bu kitabın hiç mi kötü tarafı yok? Elbette vardır. Dünyadaki hiçbir şey gibi bu kitap da kusursuz değil. Ben bu sorunuza Yaşar Kemal’in İnce Memed serisini yazma serüvenini anlatırken ki şu sözleriyle cevap vermek istiyorum: “İnce Memed’i yazdığımda Cumhuriyet’te çalışıyordum ve hemen hemen hiç param yoktu, öyle ki Serencebey’de oturduğum ev sobalıydı, ama odun alamıyordum. 1953’te muazzam bir kış olmuştu, hatırlarsınız Boğaz’ı buzlar kaplamıştı, odunum olmadığı için birkaç ceketi üst üste giyip eldivenlerle yazdım İnce Memed’i”.

Bu açıklamasını okuduktan sonra kitabın “kitap” olana kadar geçirdiği serüveni göz önünde bulundurarak eleştirmeye haddimin olmadığına kanaat getirdim. Çünkü yazı yazmak sancılı, meşakkatli iştir. Ha diyince beden bulan bir şey değildir. Hele ki kitap yazmak bambaşka bir çaba, zaman, ter ve sancıyı beraberinde getirir. Bu durumu sık sık yaşayan biri olarak bana var olan emeğe karşı saygı duymak kalır. Eleştiri boyutunu siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum. Buyurun okuyun. Kitap hakkındaki eleştiriyi sizler yapın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şaha Çimen - Mesaj Gönder

# kış

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Artuklu Belediyesi Başkanı Mehmet Tatlıdede'nin İlk İcraatı Ne Olmalı?