Bir Kadın Daha Eksildi!

Asiye Atalay,  henüz 19 yaşındaydı. Dün bir erkek tarafından başından silahla vurularak öldürüldü. Takıntılı, saplantılı diye anılan bir sokak eşkıyası tarafından yaşamına son verildi. Onun da adı, Emine Karabulut, Özgecan Aslan, Pınar Gültekin ve daha nice öldürülen kadının kara listesine eklendi.                    

 O kara listede adı geçen kadınları sayamaz olduk. Bu cinayetlerin önüne geçilemediği için, günden güne başka kayıplar verir olduk. Öldürülen kadınların listeleri uzadıkça uzar oldu. Ocaktan bu yana kaç kadın öldürüldü, söyleyebilir misiniz? Ben söyleyemem. Bununla alakalı herhangi bir sayı, istatistik de belirtmeyeceğim. Bunun bir önemi olmuyor çünkü. Kadına şiddet, kadın cinayeti durmuyor. Bitmiyor. Aksine daha çok artıyor.          

Kadına karşı şiddeti, cinayeti sokakta eleştiren lanetleyen adam akşamına eşine şiddet uyguluyor mesela.  Biz sayı bildirdikçe dışarıdaki katillerin, eşkıyaların içi gidiyor. Öldürdükçe öldürüyorlar.

Kimisi "boyun eğmedi diye öldürülüyor kimisi ona karşı koyduğu için kimisi istediği yemeği yapmadığı için öldürüyor. Bir kadını öldürebilme hakkına sahip olduklarını zannederek en yakınındaki bazen de sokakta yaya halindeki kadınları gözlerini kırpmadan öldürüyorlar.

 Peki, tüm bunlar olurken yetkililer ne yapıyor?

Ben söyleyeyim:

Yetkililer çıkıyor ve "kahrolduk, yaslıyız, derin üzüntü içerindeyiz" gibi tabirlerle olayı kapatıyorlar.

Kahrolmanız, üzüntülü olmanız bu cinayetlerin bitmesi için yeterli mi? Hayır, sokaktaki vatandaş da üzüntü duyuyor.  Sizin daha fazlasını duymanız gerek. Daha fazlasını yapmamız gerek. Sizin endişeniz sokaktaki vatandaşın endişesiyle eşdeğer olmamalı. Bunun önüne geçmek için kuru kuruya bir paylaşım yaparak geçiştirmek ya da basın açıklaması yapmak olmamalı. Siz yetkililerin yapması  gereken öncelikle bu cinayetlerin üstünde durmak. Kanunlar yapmak, haklar gözetmek, ağır yaptırımlar uygulamak.

İki yıl mahpus yatırıp serbest bırakmak olmamalı.

Yıllardır kadınlar için yapılması planlanan koruyucu kanunlar neden anayasada halen yok.

Köprüler, yollar yapan hükümet neden bu soruna bir türlü el atmıyor?

Neden kadına şiddet konusu yılda bir kez meclisin gündeminden geçip, ardından herhangi bir çözüm yoluna gidilmeden öylece bırakılıyor?

Hoşunuza mı gidiyor kadın nüfusunun günden güne azalıyor olması?

Günde, haftada, ayda, yılda daha kaç kadın erkek şiddeti yüzünden göçüp gidecek. Daha kaç anne evladının gözü önünde öldürülecek, darp edilecek.

Daha kaç kadın kendisine yapılan tacize direndiği için yakılarak öldürecek

Daha kaç kadın sokak eşkıyaları tarafından öldürülecek.  

Daha kaçımız "Belki başka hayata " dedikten kısa bir süre sonra öldürecek?

Neden ses olunmuyor bu meseleye?

Koca meclis ne iş yapıyor?

Onlarca parti lideri neden bu konu hakkında birlik olamıyor?

Sizin üzüntünüz, annesi gözünün önünde öldürülen bir çocuğun üzüntüsü kadar büyük mü?

Evladını kaybeden bir anne babanın acısıyla eş değer mi?

Hiç sanmıyorum!

21. Yüz yılda halen kadına yapılan şiddetin, cinayetlerin son bulması için adeta çırpınıyoruz.

Kadınlar olarak birbirimizin arkasından durmaktan, bağırmaktan; birbirimizi kollamaktan yorulduk, yığıldık.

Artık istiyoruz ki sesimize siz de ses verin. Pozitif ayrımcılığınız sizin olsun. Yeter ki artık eksilmeyelim. Yeter ki artık sokakta gezerken her an başıma bir iş gelir mi diye korkmayalım.

Elimiz yüreğimizde yürümeyelim.

Kendimizi korumak için dövüş sporlarına yönelmeyelim. Erkeksi tavırlar sergilemeyelim. Erkekleri birer tehdit olarak görmeyelim. Bu söylediklerim kadınların talepleri, ricaları, arzuları istekleri, feryatları, sesleri... Sizler bunun adına ne derseniz diyin.  Bir kadın olarak hemcinslerime koruma hakkı verilsin diye çabalamak istemiyorum. Çabalamak istemiyoruz. Artık bizler erkek şiddetini, erkek cinayetini, erkek tacizini eleştirmek istemiyoruz.

Biz kadınlar olarak artık Asiyeler hayatlarının baharında öldürülmesin istiyoruz.

Hayatlarımızda erkekten bağımsız korkularımız, endişelerimiz olsun istiyoruz.

Artık bir tane daha kesilmek istemiyoruz.

Çok mu istiyoruz?

Hayır, sadece biz kadınlara ait olanı, olanları istiyoruz. Kanunsuz, hükümsüz ve kadının değer görmediği bir dünya istemiyoruz.

Öldürülmek değil, yaşamak istiyoruz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şaha Çimen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mardin Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mardin Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mardin Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mardin Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hangi belediye başkanı daha başarısız?