Yazı Detayı
14 Eylül 2020 - Pazartesi 12:59
 
Okaliptüs ve Mardin
Murat AKGÜL
mardinhabergazetesi@gmail.com
 
 

Askerlik yaptığım Kıbrıs’ta tanıştım okaliptüsle. Çok güzel olan bu ağacın özellikleri saymakla bitmez. Genelde deniz kıyılarında ve bataklıklı bölgelerde yetişir bu ağaç. Günde ortalama 400 litre, yıllık ise 250 ton suyu bir anda içine çeker. Yani ağacın yapısı kadar da suyu var. Şimdi okurlarım, bu ağacın Mardin ile ne alakası var diyecek. Haksız da sayılmazlar, ama başta dedik, okaliptüs bataklık bölgelere ekildiğinde faydası çok. Gerçi Mardin kurak yer ve kurak iklimde yetişmez dediğinizi duyar gibiyim.

Ama bölgesel anlamda bakıldığında bölgenin en zengin ilinin hala hane halkı gelirinin bu kadar düşük olması, onu geçtim yer altı ve yer üstü zenginliğinin en fazla iller arasında yer almasına rağmen hala sonlarda olması tam da hikayeye uyan taraf bir bataklıktayız. Bizi kurtarabilecek bir dala ihtiyacımız var. Bu neden okaliptüs olmasın.

Son zamanlarda belediye boşaltıldı, iş alanları daha da daraltıldı. Nerdeyse yolsuzluk ve hırsızlığın ilk sırasındaki bataklığın merkezi haline gelen Mardin, bu ferasetten nasıl kurtulur, onu sayıklamaya başlayacağız.

İnsanlar dahi bu yapıyı kanıksamaya başlamış olacak ki yolsuzluk ve çalma sanki sıradan bir olay gibi algılanmaya başlandığı bir şehirde yaşamak güç geliyor bana. Kurumların çoğu liyakat ve ehilden uzak insanlardan oluşan Mardin, elini attığın her şey ile elinde kalıyor.

Okaliptüs ise ayakta, ama onun da kötü huyu, aşırı aldığı sudan bir anda esen bir rüzgarda yerde bulabiliyor boyunun ölçüsünü. Bizdeki okaliptüsler gibi eğilip bükülme özelliği yok garibimin. Bizdeki okaliptüsler hiç bitmeyecek gibi görünse de yaşama dair her şeyin bir sonu olabiliyor. Mardin’de ağacın ötesine geçecek dinamiklere ve yeniliklere her daim ihtiyaç vardır.

Umudumuz, daha güzel bir Mardin’de okaliptüssüz çocuk yetiştirmek...

 
Etiketler: Okaliptüs, ve, Mardin,
Yorumlar
Haber Yazılımı