Yazı Detayı
16 Ocak 2021 - Cumartesi 15:18
 
Nöbet
Ronî War
 
 

Ansızın sert bir cismi böğründe hissediyorsun. Bir sesin sana, “Batar mı batmaz mı?” diye sorduğunu duyuyorsun. Bu sesle birlikte içini bir korku sarıyor, ürperiyorsun. Dönüp yan tarafına baktığında bir kasap bıçağının böğrüne dayandığını görüyorsun ve bıçaklı bu kişi sorduğu sorunun cevabını bekliyor.

Bıçağı elinde tutan kişiye bakıyorsun. Bu kişinin bir deli olduğunu görüyorsun. Üzerindeki paçavra giysisi lime lime olmuş. Dünyanın tüm isi üstüne başına bulaşmış sanki.

İmdadına yetişmek ister gibi bir yerlerden bir görüntü çıkıp gözlerinde canlanıyor.

“Ağanın biri bir arkadaşına misafir olmuş. Ev sahibi ona, ‘Dostum, böyle eli boş yola koyulup düşmanlarının içinden geçip geliyorsun. Neden birilerinin sana pusu kurup seni vurabileceklerini düşünmüyorsun? Sana yazık olur,’” diyor.

Misafir, “Bak arkadaş eğer ölümümü istemiyorsan burada söylemiş olduklarını bir daha söyleme. Yerin kulağı var. Birileri duyar. Çünkü onlar kurşunun bedenimden geçtiğini bilmiyorlar, öte yandan ölümümü düşünüp akıllarına bile getiremiyorlar. Yani onlar benim ölümsüz olduğumu sanıyorlar. Eğer ölümlü olduğumu bilseler beni anında yere sererler,” diyor.

Yavaşça ağa ile arkadaşının görüntüsünü kenara itiyorsun.

Ve içinde bulunduğun ana dönüyorsun.

İsyüzlüye, “Hadi defol pis herif! Bu şeyciğin bedenimi deleceğini nasıl düşünebiliyorsun?” diyorsun.

İsyüzlü bıçağı bir iki iteleyip bedenine hafiften saplıyor. Birden bir acı hissediyorsun. Bıçağın ucu teninden içeri girmiş. Sonra sana, “Defol git, hani delmezdi, buyurun deldi işte,” dedikten sonra bıçağı orta yere fırlatıp gidiyor.

Birden buz gibi soğuk bir ter beliriyor alnında. Titriyorsun. Doğruca evin yolunu tutuyorsun. Eve varır varmaz yatağa düşüyorsun!

 
Etiketler: Nöbet,
Yorumlar
Haber Yazılımı