Yazı Detayı
25 Şubat 2021 - Perşembe 13:49
 
Kapı Tokmakları
Şehmus Edis
mardinhaber
 
 

Mardin’de her dinin, her dilin kapı tokmağı ayrı

Mardin Her şehrin ayrı bir kültürü, ayrı bir tarihi değeri vardır ama bu konuda Mardin bir başka. Mardin, tarihî evlerinden el sanatı ürünlere, yemeklerinden kapı tokmaklarına ka­dar göz kamaştıran bir kültürel zenginliğe sahip. Mardin yöresindeki mimarinin en ilgi çekici unsurlarından biri, Onlarca, yüzlerce ve dahi binlerce zil çeşidi ve sesi vardır yaşamımızda. Kapımıza istediğimiz melodileri takıp istediğimiz gibi zili çaldırabiliriz. Kuş sesi, bir melodi, ding dong.  Fakat hiçbir ses dışarıdaki kişinin kimliğine dair bir ipucu vermez içeridekilere.

Ya da içeridekilerin ruh hali ile ilgili dışarıdakilere bir bilgi vermez. Kapılar, yaşama açılan yolu oldular, kimi zaman kalabalıkları ilk onlar karşıladılar, kimi zaman bizim yalnızlığımızın tek tanığıydılar. Evin vazgeçilmez bir parçası oldu hep desen desen kapılar. Ve o kapılar üzerlerindeki kapı tokmaklarıyla dile geldiler, hayat buldular.

Tokmaklar sadece kapı çalmak için değildi. Bazen biten bir özlemi onlar duyurdular, acı çalınışlarıyla bir hüznün ilk habercisi oldular. Kimince sesliydi, kimi kalın, kimi orta. Bazen gelinlik bir kızın geldiğini duyurdular. İçerdekiler evin babasının geldiğini kapı tokmağının sesinden anladılar. Çocuklar hep zilin sesiyle anladılar annelerinin geldiğini ve ilk önce onlar kapıya koştular.

 

MARDİN'DE KAPILAR VE TOKMAKLAR

 

Kapı çalmak, açılmasını bekle­mek, bir hoş geldin, bir güler yüzle karşılanmak ya da kapınızın çalınmasını beklemek, mi­safirperverlik, hoşgörü özlemi­dir çoğumuz için. Hele de kapımızı çalan, yolunu beklediğimiz bir sevdiğimiz ise... Her şehrin ayrı bir kültürü, ayrı bir tarihi değeri vardır ama bu konuda Mardin bir başka. Mardin, tarihî evlerinden el sanatı ürünlere, yemeklerinden kapı tokmaklarına kadar göz kamaştıran bir kültürel zenginliğe sahip. Mardin yöresindeki mimarinin en ilgi çekici unsurlarından biri, kuşkusuz eski evler. Zama­na meydan okumuş, mimari üslubu, taş duvarları ile günümüze kadar dimdik ayakta kalabil­meyi başarmış Mardin evleri. Köşk evler, cum­balı evler, pencere kafesleri, ahşap ya da kesme taş işçiliği... Bunlar arasında bir ayrıntı daha kendini gösteriyor ki o da olağanüstü güzellik­teki ahşap kapılar. Taş evlerin bu ahşap kapılarım özel yapan şey de bir sanat eseri gibi duran tokmak­ları. Efsanelere konu olmuş Mardin'in labirent sokaklarını gezerken taş evlerin kapılarını süsleyen kimi horoz, kimi aslan kafası, kimi el figürü kapı tokmakları hemen dikkatleri çekiyor. Her evin ayrı bir kapı tokmağı var. Kimi zenginliği, kimi asaleti kimi de hoşgörüyü temsil ediyor. Tahta kapıların süsü gibi duran bu tokmaklar bir zamanların kapı zili. Her tokmak farklı bir bi­çimde ses çıkarır ve bir zamanların kapı zili. Her tokmak farklı farklı bir biçimde ses çıkarır ve evin içindekilere ayrı bir mana ifade edermiş.

 

7 BİN YILLIK KENTTE HAYAT BULAN TOKMAKLAR

 

Türk'ü, Arap'ı, Kürt'ü, Süryanisi, Ermenisi, Yezidisi ile birlikte yaşayan 7 bin yıllık bu kentte hayat bulan kapı tokmakları, eski evlerin adeta vazgeçilmez aksesuarlarından biri oldu. Elektronik seslerin hayata karışmadığı dönemlerde duyulan bu tok vuruşların kaynağı, ev halini ifade eden çeşitli mesajları da barındırıyor içinde. İster mesajı ister sesi ister biçimi; kapı tokmakları başlı başına birer sanat eseri aslında. Kapı tokmak­ları Mardin'de yoğun olarak görülebiliyor ve günümüze kadar değişmeden gelebilmiş. Şimdi bile kulplu ya da demir çubuklara özenle nakışlanmış kapı tokmakları her evin kapısını süslüyor. Her dinin her dilin aynı bir kapı tokmağı var Mardin'de. Hepsinin ortak bir sesi ise hoşgörü ve barışın sesi...

 

MİZACA GÖRE KAPI TOKMAĞI

 

Mardin'de bazen ev sahibinin mizacı hakkında fikir veren kapı tokmak­larından korkarsınız, bazen de ay­nı kapıyı tekrar tekrar çalmak için can atarsınız. Tokmak biçimleri arasında horoz kafası, gaga ağzı, yılan kafası, aslan başı, kadın eli, de bulunuyor. Topuzlar, üçgenler, çubuklar, çen­gellerden oluşan geometrik şekillerin hepsinde bir anlam, bir estetik yer alıyor. Kalın ve sert ağaçlar­dan yapılma çift katlı kapılara monte edilen tok­makların kullanımı sırasında çıkan ses tonu evin içinde veya avluda melodili şekilde yankılanırken, ihtişamlı taş evlerin görkemine de farklı anlamlar kazandırıyor. Günümüzde diafon, görüntülü ek­ranlar, ziller, kuş ötüşü, melodili kapı zilleri, uzaktan kumandalar, kartlı sistemler, sahibinin sesine duyarlı kapı kilitleri insanoğlunun hizme­tine sunulurken, hiçbirisi eski kapı tokmaklarının verdiği mesaj inceliğini bir arada yansıtmıyor. Kapı kanadı üzerinde rastlanan çift tokmak­lardan büyük olanını eve gelen beyler, küçük olanı ise hanımlar kullanırmış. Avluda, başı açık hanımlar topluca sohbet ediyorlarsa, çalman bü­yük tokmak sesi dışarıdan gelenin bir erkek oldu­ğunu içeridekilere belli edermiş. İçeride oturan beylere bir uyan da küçük tokmak sesiyle olu­yor. Bir hanımın eve geldiğini fısıldıyor, kapı açı­lana dek beylerin toparlanmalara sağlıyormuş.

 

FAKİRİN AYRI ZENGİNİN AYRI TOKMAĞI VAR

 

Genellikle tokmağın vuruş yerinde yer alan metal kabaralı bölüm, sesin duyulmasını sağlı­yor. Dövme demir veya tunç dökümden imal edilen kapı tokmakları çeşitli şekil ve motifler­le, zengin süslemelerle, daha da gösterişli hale getiriliyor. Yapılışlarına göre aynı teknikler kul­lanılan kapı tokmakları, ev sahibinin varlık du­rumu hakkında da ipuçları veriyor. Örneğin, hayvan başı motifleri özellikle güç ve kudreti temsil ediyor. Varlıklı ailelerin kapı tokmaklar üzerinde ise sıklıkla, aslan kafası, koç başı, kar­tal başı, horoz gagası gibi figürler kullanılırmış.

Tokmaklar kayboldu

Buraya kadar kapılar ve tokmaklar hakkında güzel şeyler yazdık. Fakat 7 bin yıllık tarihi kadim şehrin sahipleri şehri tek edince maalesef bu kapılar ve tokmaklarda yok olmaya başladı. Her biri bir asıdan meydana gelen farklı farklı kapı tokmaklar son yıllarda bir bir ortadan kaybolmaya başladı. Tarihi ahşap kapılarda zil niyetine kullanılan asırlık tokmaklar maalesef tarihe karıştı…

 

 

 

 
Etiketler: Kapı, Tokmakları, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Nisan 2021
Berekettir Ramazan
31 Mart 2021
Coronada Kırmızıya Doğru İlerliyoruz
24 Mart 2021
Eski Mardin hayalet şehre dönüşüyor
18 Mart 2021
Rehavete kapılmayalım
10 Mart 2021
Bahar ayları
03 Mart 2021
Tedbiri elden bırakmamak gerek
17 Şubat 2021
Yer altında tarih var Arkeolojik kazılar başlasın
11 Şubat 2021
Baharın müjdecisidir Cemreler
04 Şubat 2021
Vali bey Mardin için güzel işler yapmak istiyor
28 Ocak 2021
7 bin yıllık şehri 50 yıllık beton binalara tercih ettik
21 Ocak 2021
Gazeteciler üvey evlat mı?
14 Ocak 2021
Yağmur rahmettir, hayattır.
07 Ocak 2021
Mardin’de kuraklık endişesi çiftçiyi tedirgin ediyor
30 Aralık 2020
Vali bey Mardin için güzel şeyler yapıyor
24 Aralık 2020
Mağaralar turizme kazandırılmalı
17 Aralık 2020
Merhameti unuttuk
10 Aralık 2020
Mardin’in şehir dokusuna zarar veriyor
03 Aralık 2020
Corona yüzünden başkasının hakkına girmek
27 Kasım 2020
Hz. Ömer'n adaletini ararken
19 Kasım 2020
Corona ve Temizlik
12 Kasım 2020
Öfke kontrolünü kaybettik
05 Kasım 2020
Şehir Ruhunu kaybediyor
30 Ekim 2020
Biz gidiyoruz, aldanmakta faide yok
20 Ekim 2020
Mardin'de taşın ve inancın kardeşliğini korumalıyız
16 Ekim 2020
İncitmeyelim ki başkası da bizi incitmesin…
09 Ekim 2020
Dindar ve adaletperver idareciler hakkında Hz. Peygamber (asm) neler söylüyor:
01 Ekim 2020
ADALET ve HAK
25 Eylül 2020
Mevsim Sonbahar
18 Eylül 2020
Vali ve Hüsamiye Külliyesi
11 Eylül 2020
Hz. Ömer
04 Eylül 2020
​Adalet ve Tevazu
27 Ağustos 2020
Durum Ciddi Kurallara Uyalım
21 Ağustos 2020
Zenginliğin Peşinde Koşarken İmanımızı Unutuyoruz
14 Ağustos 2020
Kalabalık Sınıflar Nasıl Çözülecek
06 Ağustos 2020
Biz Bu Şehre İhanet Ediyoruz
30 Temmuz 2020
Hoş geldin Kurban
24 Temmuz 2020
Corona Mardin'i Sarıyor
17 Temmuz 2020
Arkadaşına Dost Olmaktır: Vefa
10 Temmuz 2020
Mardin’de corona aldı başını gidiyor
03 Temmuz 2020
Boncuklu Tepe ve Dara’yı ihmal etmeyelim
26 Haziran 2020
Corona’yı takan yok
19 Haziran 2020
Vatandaşın Su Çilesi Bitecek Mi?
11 Haziran 2020
Corona ve su zamları
29 Mayıs 2020
Corona günleri devam ediyor
22 Mayıs 2020
Hüzünlü bir bayram yaşayacağız
14 Mayıs 2020
Bir Ramazan Daha Geçti
08 Mayıs 2020
Yardımı Reklam'a Çevirmeyelim
30 Nisan 2020
Corona bize Sabır’ı öğretiyor
24 Nisan 2020
Hüzünlü bir Ramazan
Haber Yazılımı