Yazı Detayı
22 Mayıs 2020 - Cuma 12:05
 
Hüzünlü bir bayram yaşayacağız
Şehmus Edis
mardinhaber
 
 

Ramazan Bayramı (Arapça: عيد الفطر Ayd-ül Fitr, Farsça: عید فطر) ya da Şeker Bayramı, İslam aleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan'ın ardından üç gün boyunca kutlanan dinî bir bayram. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir.

Evet Corona korkusu altında geçirdiğimiz Ramazan ayının sonuna yaklaştık. Kismetse Pazar günü Ramazan bayramını idrak edereceğiz.  İlk defa hüzünlü bir bayram yaşayacağız.  2 aydan fazladır evlerimizde adeta mahkum duruma düştük. Corona öyle bir müsibet ki adeta insanoğlunu ölüm korkusu yaşatıyor. Camilerimizden olduk,Akrabalarımızdan olduk. Anne babamızı göremez olduk.Dostlarımızın hal ve hatırı soramaz olduk. Ramazan geldi camide bir teravih namazı kılamaz hale geldik. Hayırlısı ile Ramazan bayramı geldi. Yine evimizde dört duvar arasında hüzünlü bir bayramı kutlayacağız. Bu yıl müslümanlar belki de 1400 yıl sonra ilk defa  Camilerde Bayram namazını kılamayacak. Eş dost akrabaları ve en önemlisi anne babamızın elini öpme duygusundan mahrum kalacağız. Bu müsibetten  kimse ders alacağını zannetmiyorum. 3 aydır yaşananları kimse umursamıyor ,virüsün bize anlattıklarını oturup tefekkür edemiyoruz. Yaşananları idrak etmekten aciz durumdayız.  İnsanoğlunun vurdumduymazlığı devam ediyor. Komşu komşu dan haberi yok. Merhametsizlik devam ediyor. Bir birini ötekileştirme devam ediyor. İki müslüman bir araya gelemiyor. Ve tabiki  Dünyada zülümler de durmadan devam ediyor.  Maalesef Müslümanlarda bu  zülümlere ortak oluyor.  Allah büyük müsibetlerden bizi korusun. Devletimizi ve bütün müslümanları  müsibetlerden korusun. Gidişat ö yöne gidiyor gibi gözüküyor.

Corona bayram da bizi bir birimizden mahrum bıraktı

Dinî bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine vesiledir. Bayram günleri, ulvî duyguların coştuğu, sevgi ve saygının mü’minler arasında canlandığı güzel günlerdir. Bayramda dargınlar barışır, barıştırılır, yetimler, fakirler, garipler ve çocuklar sevindirilir, yardıma muhtaç olanlara yardım edilir, aile büyükleri, eş-dost, akraba ve komşular ziyaret edilir, gönülleri alınır. Bu arada kabir ziyaretleri yapılarak ecdad ve şehitlerimizin ruhlarına Fatihalar gönderilir. Ama malese bu bayram bütün bunlardan mahrum kalacağız. Corona maalesef hayatımızı alt üst etti.

Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir

Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor. Bu konuda Allah’ın Resulü (asm); “Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler: ‘Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emr olundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emr olundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız’. Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir: ‘Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilân edilir” buyurmuştur. Yine Resulullah (asm); “Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.” buyurmaktadır. Nitekim, yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanın aynı anda tekbir getirdiklerini düşündüğümüzde, karşımıza muhteşem bir tablo çıkmaktadır. Yeryüzü âdetâ tek bir ağız olmakta, tekbir getirip namaz kılar gibi bir hale bürünmektedir.

 

Ramazan bayramı verilen mücadelenin zaferle neticelenmesi sonucunu kutlamaktır.

Bayramın en lezzetli taraflarından biri de bir ay boyunca nefsin ve benliğin vehmettiği rububiyete, kendine hakimiyet ve mülke sahiplik duygularına karşı verilen mücadelenin zaferle neticelenmesi sonucunu kutlamaktır. Açlık, susuzluk ve bazen uykusuzluk şeklinde verilen imtihanın yaşattığı geçici sıkıntıların Rahmet-i İlahiye ile olan irtibattan garip bir tür mutluluğa dönüştüğü bayramda, bu mutluluğun ve ilahi muhabbetin sıcaklığı en üst düzeyde ılık ılık kalplere ve ruhlara boşalır. Bazen bir çağlayana dönüşüp, ruhları kaplarına sığmaz ölçüde coşturur. Kuruyan dudaklar gülmeyi, bir ölçüde yorulmuş bedenler dinlenmeyi ve doya doya huzuru yaşamayı hak etmişlerdir. Yılın en güzel periyodunun geçmiş olmasının verdiği hüzünle; bu dönemi hakkıyla geçirmiş olmanın verdiği sevincin birlikte yaşandığı bir karışık duygular dönemidir. Ancak bu paradoks ve çelişkili duyguların yaşattığı, garip bir coşku anıdır.

Bize ibret olur  

Asri saddeten bu yana geçen 1400 yıllık İslam tarihinde ilk defa müslümanlar 2020 yılının Ramazan bayramını evde dört duvar arasında hüzünlü bir şekilde kutlayacak olması yaşanan bu garip müsibetten inşallah ders çıkarmayı kendimize bir görev olarak görürüz. Şimdi den Ramazan bayramınız hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

 
Etiketler: Hüzünlü, bir, bayram, yaşayacağız,
Yorumlar
Haber Yazılımı