Murat Akgül


Umut var Türkiye’de

Bir sabah uyanıp herşey Türkiye için çok güzel olacak deseler, o gün başlarım en güzel güne. Türkiye’de 31 Mart ile başlayıp 23 Haziran ile devam eden seçim sürecine Türkiye’yi sarmalayan ekonomik krizin yanı sıra ülke artık freni patlamış kamyon gibi tepe taklak gitmeye başladı.


Tepe taklak diyorum çünkü alt ve üst tabakanın arasında ki ekonomik ve sosyal ayrımcılık son noktasına gelinmeye başlarken geldiği günü unutanlar veya her şeyi Ali Avaz’ın şarkısında dediği gibi “karıma bile dünya pespembe” gösteriliyordu sanki. Bu ülke ekonomik özgürlüğü ve içinde barışın da olduğu güzel günleri özledi. Her toprağına gidebileceğin içinde hırsızı, iti ve uğursuzu olmayan bir Türkiye isteyenlerin sayısı giderek artmaya başlarken herkes ekonomisi güçlü ve silaha dayalı olmayan bir Türkiye istiyor.

Yıllar sonra ilk kez bir köşe yazısı yazma duygusu geldiyse de içimizden ülkede yaşanan sıkıntıların çoğunu görmezden geldik bir yerde suçluyuz, suçlu olmaya devam ediyoruz. Yaşanan her olumsuzluğu yazmak ve eleştiriye açık olmak insanlığın bir gereği olsa da insanlıktan uzak yaşadığımız şu dönem de insan olmaya çalışmak biraz zor gelecek bize. Ama dediğimiz gibi ülke ekonomik ve sosyal aralığın çok açıldığı bir döneme gelirken bunu görmezden geldik. Şuandan itibaren hükümetin yapacağı iki şey var birincisi insanların özlediği çözüm veya adına ne diyorsalar Türkiye’de ki toplumu barıştırarak birliktelik sağlayacak ve ekonomik çözümler üretecek reel politikalar üretecek bunun aksi durumu ne topluma yarayacak nede ülkeye yarar. Şunu da unutmamak gerekir ki batı ülkeleri veya Avrupa ülkelerinin yaşadığı ekonomik refahın Türkiye gibi coğrafik zenginlikleri olan ülkelerinde bu durumu yaşayabileceği ve devlet eli ile yapılacak ulusal kalkınmalarla sosyal faktörlerle ortadan kaldırılabilir.  Kısacası 23 Haziran İstanbul seçiminde insanlar umut var diyen adaya oyunu verdi. Bende umut var Türkiye’de diyorum.