Seyfeddin Acat


Müteselsil (=Zincirleme) Borçluluk

Müteselsil borçlulukta en büyük taraf alacaklı taraftır; daha doğrusu alacaklıya büyük bir üstünlük sunmaktadır. Borçlu tarafın birden fazla olduğu durumda alacaklının borcun tamamını borçlulardan yalnızca birinden isteme hakkını doğuran, alacaklıyı koruyan; yani alacaklıyı tek bir borçlunun kaderine mahkûm bırakmamaktadır.


Müteselsil (=zincirleme) borçluluk kanun hükmünü veya irade beyanlarından doğan birden çok borçludan her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, borçlu tarafın birden fazla oldu durumda alacaklının borcun tamamını borçlulardan yalnızca birinden isteme hakkını doğuran, alacaklıyı koruyan; özellikle kanundan, sözleşmeden ya da hâkim kararından doğan borç ilişkisidir.

Borcun tamamını tek başına ödeyen borçlunun, somut olayın durumuna göre fazla ödediği kısmını diğer borçlulara rücu etme hakkı (=hak ve sorumlulukların devralınması) vardır.

Buna göre birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcu tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse müteselsil borçluluk doğar böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.

Müteselsil borçluluğun ne olduğuna baktıktan sonra müteselsil borçlulukta özellikli durumlara değinecek olursak;

. Müteselsil borçlulardan biri hataya düştüğünü ileri sürüp iptal edebileceği borç ilişkisine icazet (=izin, onay, onaylama) verip alacaklıya ifa ’da (=bir işi yerine getirme, yapma veya borcu ödeme) bulunmuş olsa da diğer borçlulara rücu etme hakkı kaybetmez.

. Müteselsil borçlulardan biri borcun tamamını alacaklının kendisine olan aynı miktardaki borcu ile takas ettiği takdirde diğer borçlular da bu miktarda alacaklıya borçtan kurtulurlar.

. Alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmın dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir.

. Borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

. Müteselsil borçlulardan birine yapılan temerrüt ihtarı (=kişinin borçlandığı edimi hukuka aykırı olarak yerine getirmemesi hali), borçları muaccel (=borcun alacaklıya ödenmesini talep etmek) olan diğer müteselsil borçlularda temerrüde düşmesine yol açmaz.

. Alacaklının müteselsil borçlulardan birine dava açması veya icra takibi yapması diğerlerine başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.

Müteselsil borçlulukta en büyük taraf alacaklı taraftır; daha doğrusu alacaklıya büyük bir üstünlük sunmaktadır. Müteselsil borçlulukta alacaklıyı alacağını elde etmeme riskini minimize ederek koruma altına almakta, yani alacaklıyı tek bir borçlunun kaderine mahkûm bırakmamaktadır; alacaklıya alacağını nerdeyse garanti etmektedir.