Anahtar Kelimeler: " Kuvvet kanunda olmalı "

Aşkın Yolu Babil Kuruyemişten Geçer"

ESTETİK KADINLARA ÖZGÜVENİ GERİ VERİYOR !

EN İYİ ÖĞRENCİ ŞEHİRLERİ BELLİ OLDU

Önlem Alınırsa Kan Uyuşmazlığı Tedavi Edilebilir

YILDA BİR KEZ GÖZ TANSİYONUNUZU ÖLÇTÜRÜN!

Diş Beyazlatma Hakkında Merak Edilen Her Şey!

Fırat Mahallesi Taziye Evi Hizmete Açıldı

Kültür sanat festivali coşkuyla kutlandı

Evelize Kosif, Mardin'de tatil yaptı.

Lenf kanseri her yaşta olabilir

  • BIST 100

    102.590%0,00
  • DOLAR

    5,7329% 0,06
  • EURO

    6,3120% 0,10
  • GRAM ALTIN

    276,01% 1,42
  • ÇEYREK ALTIN

    455,4165% 1,42

Akar" Kuvvet kanunda olmalı "

İYİ Parti Mardin İl Başkanı Süleyman Akar, Günümüzde toplum korku ile sindirildiğini belirterek, doğruları öğrenmek imkânsız hale geldiğini söyledi.

Ülkede yaşana adaletsizliğe ve hukuksuzluğa dikkat çeken Akar," Bir ülkenin barış, selamet, saadet ve iyi yönetiminde idarecilerin ve ilim adamlarının uyum içinde olmaları gerektiğine inanıyorum. İlim adamları ve yöneticiler memleketin çıkarlarını ön planda tutmalıdır.Bunun içinde ilim adamları, idareciye haklı olduğunda destek verip, yanlış yaptığında uyarabilmelidir. İlmin ve ilim adamının izzeti bunu icap ettirir. Her konuda kafa sallamak dalkavukluktur. Çirkindir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Yoksa istibdat dağıtılmış, yayılmış olur. İstibdat, baskı; şahısta da, kurumda da olabilir. Suçluyu şahıs değil, kanun mahkûm etmelidir. Kuvvetlinin haklı sayıldığı bir toplumda adaletten bahsedilemez. Sonra hak haktır. Hakkın küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Eğer demokrasi ile yönetiliyorsak durum budur" dedi.
Muhalefetin bulunmadığı rejimler demokrasi olamaz.
Ülkenin demokratik ve hukuk yapısı tamamen değiştirildiğini ifade eden Akar,"  Rejimin adı başka ise, zaten kanunsuzluklardan bahsedemeyiz. O ülke korku devleti olur. Yarı açık cezaevine döner. Hakim sadece kanunu uygulamalıdır. Kişilerin önce suçlanması, sonra da suçun ortaya konması doğru değildir. Bu durum suçlu üretmektir. Hak gaspıdır. İşimize gelmeyenlerin veya fikirlerimize uymayanların cezalandırılmasıdır.Bilhassa muhalefetin susturulmasıdır. Muhalefetin bulunmadığı rejimler demokrasi olamaz.Doğruların öğrenilmesine engel olmaktır. Gündüz ortasında gözlerimizi gerçeklere kapayıp gece olduğunun iddiasıdır. Gerçeklerin ne zamana kadar öğrenilmesine engel olabiliriz? Hukukta şah ve geda, hizmetkâr birdir. Herkes kanun önünde eşittir.Keyfîliğin ve cebrîliğin, zorlayıcılığın olduğu bir yerde hukukun üstünlüğünden de bahsedilemez" şeklinde konuştu
 Demokrasilerde kuvvet kanunda olur
Evrensel hukuk, farklı fikirlere saygı ve tahammül ile mümkün olduğunu vurgulayan Akar,"  Dikensiz gül bahçesiz olmaz. Yaratılış kanunlarına aykırıdır. Demokrasilerde kuvvet kanunda olur. Şahıs hiçtir. Ancak baskı rejimlerinde kuvvet şahısta toplanmıştır. Kanun şahsın keyfine göre tatbik edilir. Yönetimin adı da keyfî yönetimdir. Hatta vatandaşın reyi, şeriatta dahi bir esastır. Umumun yönelişi, isteği de Şeriatta, İlahî kanunlarda itibar ve saygı görür. Görmelidir de...Adalet çok önemlidir. Allah’ın Adl ismi adaletin hem dünyada, hem de ahrette tecellisini ister. Evet! Hakk’ı, Allah’ı tanıyan, hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. Çünkü Hakk’ın hatırı âlidir, yücedir. Kimin haddine ki onun yerini alsın, Cenab-ı Hakkın hatırı feda edilsin. Azına çoğuna bakılmaz. Yüce Resul (asm) bir hadisi şeriflerinde: “Zayıfların eziyet edilmeden haklarını alamadığı bir topluluk iflah olmaz” buyurmaktadır. Hakimiyet kanunda olmalıdır, yoksa istibdat (baskı) daima hükümferva olur.” Galip olan hükmeder (El hükmü lil galip) İstibdat, kölelikten kurtulan insanlığın esir devrine girmesini netice vermiştir. Düşük veya silik tabiatlı insanlar da bu hükme uyarlar. Beyinlerini dahi, bu güçlü görünen insanlara kiralarlar. Tam bir akıl tutulması yaşanır. İstibtada, zulme, baskıya zemin hazırlarlar. Zalim keyfî hareket eder. Tek kendi fikrine dayanır. Çevresine güçsüz, iradesiz insanları toplayıp zulmünü genelleştirir. Arada sırada cahil insanların önüne de yem atar. Makam mevki verir. Onların çevresinden dağılmasına engel olur "ifadelerini kullandı.
Toplum korku ile sindirilmiştir
Halbuki istibdat, baskı rejimi suiistimalata, kötülüklere en uygun bir rejim olduğuna dikkat çeken Akar,"  Çünkü toplum korku ile sindirilmiştir. Doğruları öğrenmek imkânsızlaşmıştır.Zalim dinî motifleri de kullanır. Bazen de millî sembollere yapışır. Bir ülkenin barış, selamet, saadet ve iyi yönetiminde idarecilerin ve ilim adamlarının uyum içinde olmaları lâzımdır. İlim adamları ve yöneticiler memleketin çıkarlarını ön planda tutmalıdır.Bunun içinde ilim adamları, idareciye haklı olduğunda destek verip, yanlış yaptığında uyarabilmelidir. İlmin ve ilim adamının izzeti bunu icap ettirir. Her konuda kafa sallamak dalkavukluktur. Çirkindir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" diye konuştu