Haber Detayı
29 Temmuz 2020 - Çarşamba 18:01
 
YARATILANI SEVERİZ; YARATANDAN ÖTÜRÜ
Bir de göç etmek zorunda kaldıkları ülkenin zalim, gaddar ve de eli kanlı, rejimin acımasız uygulama ve baskıları ayrı konu. Dünya’nın en eli kanlı ve zalim bir idarenin hüküm sürdüğü bir ülkeden gelip de ülkemize yerleşen bu insanlardan her ortamda olumlu ve makul davranışlar beklemek doğru olmasa gerek.
YAŞAM Haberi
YARATILANI SEVERİZ; YARATANDAN ÖTÜRÜ

 

Kendimi bildim bileli Ortadoğu İslam coğrafyası sorunların yoğun olduğu bir yer olarak hafızamda yer etmiştir. Bu sorunları çözmek bir yana; her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Çünkü bütün Dünya’nın ve özellikle emperyal güçlerin bu coğrafyada bir hesabı vardır. Dünyanın egemen güçleri sürekli buralarda çeşitli oyunlar oynamışlar. Oynamaya da devam etmektedirler. Bu mesele biraz farklı bir mevzu; asıl konumuz Suriye iç savaşı yâda Suriye sorunudur.

Tüm Ortadoğu İslam âleminde olduğu gibi Suriye’de de istikrar bir türlü sağlanamıyor.

Suriye iç savaşı patlak verdiği günden beri şahsım olarak bu konuyla yakından ilgilendim. Gerek Suriye’deki gelişmelerden gerekse ülkemizde ve özellikle ilimizde yaşamak zorunda kalan Suriyelilerle ilgim hiç eksik olmadı ve hala devam etmektedir.

Suriye meselesi sıradan bir mesele değildir. Bu alanda her kesimin söyleyebileceği şeyler vardır. Az değil; 2011 den beri devam eden bir iç savaş, yerinden yurdundan edinilmiş milyonlarca insan söz konusu. Her bir Suriyelinin kendine has bir hikâyesi, bir yaşam öyküsü vardır.

Meseleyi birçok açıdan değerlendirmek mümkün. Ama ben önemli gördüğüm birkaç noktayı hatırlatarak yazıma son vermek isterim. Çünkü benim bildiğim ve gördüklerimi eminim birçok Mardinli bilmektedir.

BİRİNCİ MESELE: Her insanda olduğu gibi, Suriyelilerin de kendilerine özgü örf, kültür, adet ve yaşam tarzları vardır. Kendi topraklarından ayrıldıkları zaman her şeylerini orada bıraktılar. Bütün hayalleri orada kaldı. Fazla bilmedikleri bir ülkede yaşamak zorunda kaldılar. Bir ağacı bile yerinden/toprağından kökleriyle birlikte kopardığınız zaman başka topraklarda kısa sürede yaşamına devam etmesi uzun bir zaman almaktadır. Bu insanların kendi ülkelerinden getirdikleri sorunları var. Bunları bir lahzada unutmaları mümkün değildir. Bir empati yapalım: gözümüzün önünde yıllardır yaşam sürdürdüğümüz evimiz bir anda bombalansa, evimiz yıkılsa ve yıkıntılar arasında en çok sevdiklerimiz hazin bir şekilde can verse… Bir anda bu elim olayı unutmamız mümkün mü? Elbette ki hayır. Unutmak bir yana kimyamızın, psikolojimizin de bozulması kaçınılmazdır. Bu bütün olumsuzluklar da elbette ve doğal olarak yaşantımıza da yansıyacaktır. Bu mesele başlı başına bir araştırma ve tez konusudur. Bu nedenledir ki, bu musibete uğramış insanlarımızdan her yerde makul davranışlar beklemek kendilerine yapılmış bir haksızlık olmaz mı? Birazcık kendimizi onların yerine (empati yaparsak) koyarsak sanırım meseleyi daha iyi anlayacağız. Bir de göç etmek zorunda kaldıkları ülkenin zalim,  gaddar ve de acımasız rejimin uygulama ve baskıları ayrı konu.  Dünya’nın en eli kanlı ve zalim bir idarenin hüküm sürdüğü bir ülkeden gelip de ülkemize yerleşen bu insanlardan her ortamda olumlu ve makul davranış beklemek doğru olmasa gerek.

İKİNCİ MESELE: “Suriyelilerin ne işi var burada, ülkelerinde kalarak savaşmalıydılar, burada işsizlik varken…” meselesi. Bu saydıklarımızın  her biri ayrı bir başlık olabilir. Biz genel bir değerlendirme yapmakla yetineceğiz.  Yukarıda tespit ettiğim sözler gerçekten çok onur kırıcı… Bu yaklaşımları zaman zaman iktidara muhalif çevrelerden çok duyarız.  Hani kültürümüzde eskilerin söylediği güzel bir söz var, “mazlumun dini, milliyeti, cinsiyeti sorulmaz” diye. Gerçekten de öyledir. Bu insanlar hangi sebepten dolayı gelmiş olsalar hiç önemli değil. Senin mensup olduğun örf, adet ve inancın gereği, bu insanlara en güzel şekilde muamele etmeni gerektirir. Bu topraklara hangi gerekçe ile gelmiş olursa olsun, yapacağımız tek şey;  bu insanlara misafir muamelesi yapmaktır. Beni tanıyanlar çok iyi bilirler ki, savaşın patlak verdiği günden bu yana  aynı duygu ve heyecanla  yaklaştım ve bu insanlarla şimdiye kadar ilgilendim, bundan böyle de ilgilenmeye  devam edeceğim. Bu işin minneti olamaz.  Kaldı ki, evrensel hukuk beyannamesi ve uluslar arası sözleşmeler uyarınca da böyle davranmamızı gerektirir. Gelen kişinin ırkına, cinsiyetine ve inancına bakmaksızın gereken ilgiyi göstermek insan ve Müslüman olmamızın da gereğidir. Bu insanların bu ülkeye ve de Mardin’e gelişleriyle suyumuz mu eksildi, ekmeğimiz mi azaldı, havamız mı…

Açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki, bu insanların yerine hiç barışık olmadığımız İsrail’in yâda Çin’in halkı dahi olsa aynı davranışın gösterilmesi  gerektiği kanaatindeyim. Netice itibariyle buraya hangi sebepten olursa olsun sığınan insandır. Hazreti Mevlana’nın da çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü”

Birinci meselede olduğu gibi burada da empati yaparsak meseleyi daha iyi kavramış oluruz.

Zaman zaman Türkiye’nin bazı illerinde kışkırtıcı ve ırkçı problemlerin olduğunu duyuyoruz. Elbette ki olacaktır. Olmaması eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü bu topraklara gelenler birer insan. Üstelik birçok sorunu beraberinde getirerek ülkemize iltica eden bir insan. Bu insanlardan dört başı mamur davranışlar beklemek tabii mümkün değil. Önemli olan şu ki, bizler bu ülkenin sakinleri olarak bu çaresiz insanlara karşı hoşgörülü olmak durumundayız. Bu görev insan olmamızın da bir gereğidir.  

Sözümü ve yazımı kâinatın Rabbi olan yüce Allah’ın şu eşsiz kelamı ile bitirmek isterim. Umarım ki, Allahın bu kelamını anlayarak ve tefekkür ederek okursak meseleyi daha iyi anlamış olacağız.  

Maide Süresi-.8 - Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: YARATILANI, SEVERİZ;, YARATANDAN, ÖTÜRÜ,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
YARATILANI SEVERİZ; YARATANDAN ÖTÜRÜ
YARATILANI SEVERİZ; YARATANDAN ÖTÜRÜ
Yorumlar
Haber Yazılımı